26 Kasım 2012

İŞTE O DÜNLER, GEÇMİŞTE KALAN GÜNLER.. -36



Fırtına yaklaşıyor.. -36

D.Roy


Bizim evin beyaz bulutları, siyah bulutlara yenilmek üzere..

Evin içindeki bulutlar şimdilik gri. Siyah, simsiyah olması yakın gibi. Yani fırtına yaklaşıyor..

Annem çok sinirli. Kızgın. Üzgün.
Neden mi?.
Bilmem, galiba ablamın yüzünden. Bir şeye canı sıkılıyor. 

Bir şeye, bir duruma, bir olaya, kesin ablama.

Gülseren ablaya gidiyoruz, yeğeni Aysun ablalara, teyzem Hediye'lere. Ayşe'ye, Fatma'ya, Nurten'e daha kimlere kimlere.. içi içine sığmıyor. Sıkıntıdan kabarıyor. Taştı taşacak. Coştu coşacak.

*ah Gülseren'im ah!. Ağzı kokuyormuş, bulaşıkları zamanında yıkamıyormuş. Çocuğa iyi bakamıyormuş. Ne kendine, ne evine, ne kocasına, nede çocuğuna bakabiliyormuş. Pismiş. Tembelmiş. Mış, mış, miş...

Kızı alana kadar kapımızda yattılar. Ağzımızı dilimizi bağlayıp, kapıdan-bacadan girdiler. Kart oğullarına gül gibi kızımı verdim de.. Macır'lar ne olacak, şimdi kusur buluyorlar. Daha önce akılları neredeydi?. Çocuk doğurdu, mıymıntı Duygu'ya eş oldu, görümcelerine ayak uydurdu. Şimdi beğenmiyorlar yavrumu..

Bir yandan ağlıyor, bir yandan söyleniyor..

*en çok da Melih'ime üzülüyorum. Daha bebek, çok küçük. 

Ah! ah! ne çileli başım varmış ah!..

Annem sık sık Karşıyaka'ya gidiyor. Ya beni götürüp Nesrin'lere bırakıyor, yada babam erken geliyor, beni babama bırakıyor. Bazen de Havanım teyzelerde kalıyorum. Her halükarda bu ara ben, ayak bağıyım..

Keşke; evde olmasaydı o gün. Benim bile yaramazlık olduğunu kabul ettiğim haylazlığı yapmasaymışım keşke, yaptım o olmasaydı bari..

O olay; tüm çıplaklığı ile şöyle tecelli etmişti:


      
Gördüğünüz gibi, bizim mutfağın içinde bir köşede tuvalet var. Bir duvarı merdiven altına ve koridora bakan pencere ile bitişik olan o koca delikli tuvalet. Iıığğ:(

Bu tuvaletin deliğinin içi, lağım fareleri ile dolu. Dışarı bakan penceresi yok. Merdiven altını kömürlük olarak kullansak da, evin içi sayılır orası. Oduncudan aldığımız odunları istif ediyoruz. Tabi ki lağımdan başka seçenek yok, farelerin o deliğe dolmasında..Gündüzleri iyi kötü idare ediyorum da, geceleri lağım deliğine örttüğümüz, içi çimento dondurulmuş sapı demir çubuklu teneke kutuyu kenara çekip tuvaleti kullanmak beni öldürüyor. Bu sebepten galiba, bazı geceler hiç uyuyamıyorum tuvaletim gelmesin diye. Bazı geceler ise çocukluk işte, uyuya kalıyorum ve sonuç kötü olabiliyor:((


Henüz 5 yaşında bile değilim. Korkmakta haksızmıyım?. Tuvaleti kullanmamak için herşeyi göze alırım. Altıma kaçırmayı, yatağı ıslatmayı, dayak yemeyi.. Yeter ki o tuvalete girmeyeyim. Yada girdiğim zaman uzun kalmayayım. Veyahut gece veya gündüz en azından merdivenlerin başında, koridorda beni koruyacak biri olsun. Babam beni beklesin mesela...

Annem yine ablama gitti o gün. Babam pullarını saydı, siparişlerini listeledi. Parasını ayarladı..Ben uslu durdum..Sonra öğlen yemeğini gecikmeli birlikte yedik. Babam öğle uykusuna yatalım dedi. Bende yatmalıyım tabi ki..

Babam uyudu. Benim tuvaletim geldi. Uyuyamıyorum. Çok tuvaletim geldi. 

Uyuyamıyorum. Uyumam mümkün değil işte..
Önce bir damla, sonra biraz daha, biraz daha derken baktım kaçıracağım, kalktım usulca. Mutfağa yaklaştım, delikten cıkırtı sesleri geliyor işte, yada bana mı öyle geldi korkudan. Tuvaletin kapısına geldim, veeee malesef yetişemedim:(

Çabucak çıkardım çamaşırımı. Bacaklarımı ve çamaşırımı yıkadım tuvaletteki çeşmede. Minik parmaklarımla hızlı hızlı. Deliğin üstündeki çimentolu kutuyu çekmediğim için güvendeyim. Seslerini duyuyorum canavarların, ama güvendeyim..

Şimdi ben bunu nerede kurutacağım. Yukarı çıktım, yatağımın altına serdim. Çamaşır selemde hiç çamaşır kalmamış. Annem katlayıp başka bir yere mi koymuş, yada yıkamamış mı? Şaşırdım kaldım. Aradım, taradım, yok yok yok. Yok işte. Bende beyaz elbisemi giydim. Hazır annem yok evde. Şu prenses elbisemi biraz giyeyim. Yerimden hiç kalkmam, içimde çamaşır olmadığı belli olmaz.



Akşama kadar da çamaşırım kurur elbet. Babamın uzandığı odaya döndüm. Bende aynanın karşısına oturdum. Babam uyuyor, horluyor, ben de hayran hayran elbisemi seyrediyorum.

İkindi vakti çocuklar çıktı sokağa..Sesleri geliyor. Babam uyandı hadi sende çık dedi. Çıkmadım..

Benden biraz büyük kızlar ip oynayacaklarmış ve ipin içine girecek 1'i daha gerekiyormuş. Tekrar beni çağırıyorlar. Ben hep ipin içinde duracağım:( küçüğüm ya..



Onlar ikisi sırayla atlayacaklar ama bana atlama sırası hiç gelmeyecek. Olsun, hadi gideyim bari..

Sokağa çıktım, ipin içine girdim. Ne kadar oynadık bilmem. Artık hava kararıyor neredeyse. Yoruldum veee, unuttum çömeldim. Dinlendim. Tekrar ipin içine girdim..Annem geliyor bu arada ama beni görmedi sokakta. Doğruca eve gitti. Oyuna devam. Yoruldum ve yine çömeldim..

Komşulardan biri, şimdi kimdi hatırlamıyorum;  koşarak geldi, ne yapıyorsun sen bu halde, burada dedi elimden tutup kaldırdı beni. Ne var ki halimde?..Eve götürdü beni:
*F....... hanımcım çocuk kilot giymeden dışarı çıkmış, kimse görmeden al bunu içeriye..
*yaramaz maymun işte. Sağol komşum.

Annem içeri aldı beni. Babam oturma odasında radyo dinliyor. Fırtına yaklaşıyor, gözleri ile verdi mesajı: 'sakın sesini çıkarma!!'..


Mesaj alınmıştır anne. Sesimi çıkarmam anne. İçimde çamaşır olmadığını unutmamam gerekirdi anne. Evet gerçekten ben çok yaramazım anne. Kos koca 4,5 yaşında kız oldum öyle dışarı çıkmamalıydım anne. Saçımı çekme anne. Kafama az vur anne. Popoma vur anne. Yeter anne yeter, bir daha yapmam anne...

*Seni gidi kör olasıca seni. Şaşı maymun. Benim derdim bana yeter, birde senle mi uğraşacağım. 
Bak birde bembeyaz gelinlik entarisini giymiş.
Bak birde altını ıslatmış güpegündüz. 
Bak birde don giymemiş bacağına.
Bak birde...
Bak birde...
Kızım neler çekiyor ellerden, boşanıp gelecek diye üzülüyorum zaten, yetmezmiş gibi birde, neler çekiyorum senden..

Bak birde deyip deyip vuruyor kafama, kafama. Çekiyor saçlarımı. Ben çok yaramazım. Dayaktan korkmuyorum, fareden korktuğum kadar. Gık bile diyemem. Ya babam duyarsa, o da anneme kızarsa, annem daha çok acısını çıkarır sonra..

'Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler
Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim'

Uzaktan uzağa alt kattan türkünün sesi duyuluyor. 

Annesinin bir tanesini hor görmesinler...

Annem vurdukça vuruyor. Çok hırslanmış belli. Ben çıtımı çıkaramıyorum dedim ya, bu biraz korkudan, biraz suçluluktan.. Babam aşağıdan seslendi:
*hu ne yapıyorsunuz orada. Hadi sofrayı kurun. Acıktım ben..

Annem son bir tokat vurdu kafama, arkam ona dönükken. Tam sağ kulağımın ortasına geldi..

*geliyorum, altına işemiş kör olasıca, üstünü değiştiriyorum..

*çıkma buradan. Ben yemeği hazırlayınca çağırırım. Bir şey dersen babana gebertirim seni sonra..

Yatağımın içine girdim. Ağlayamıyorum bile.

Aslında annem canavar değil. Aslında beni seviyordur da belki. Ama ablam boşanacakmış şimdi( ne demek ki?) . Aslında ben yaramazım. Farelerden korkmak da neymiş. Gir işte tuvaletine. Aslında kafam çok acıyor. Saçlarım. Kulağım çınlıyor, beynime vuruyor çınlama sesi.

Fare ısırsaydı altımı, daha mı az acırdı ki?..

En şiddetli tokadı kulağıma vurdu tabi. Bu sebepten kulağım çınlıyor deli gibi...

Çınnnnnnnnnnnnnn...

Ne kadar zaman geçti. Oda iyice karanlık artık. Ayak sesleri yaklaşıyor. Kulağım çınlıyor. 

Kulağım çınlıyor, kulağım çınlıyor. Gözlerim sımsıkı kapalı.

*kara kuzum, çitlenbikim niye yatıyorsun bu saatte.?..

Babamın sesini zar zor algılayabiliyorum. Kelimelerini zor seçiyorum. Kulağım çınlıyor..Başımın içinde dalgalar kıyıdaki kayalara çarpıyor. Beynim sallanıyor, denizdeki bir gemi gibi, sandal gibi.. Uyuyormuş gibi yapıyorum. Baba seni çok az duyuyorum..

*hu, çok mu kızdın çocuğa ne. İşediyse işedi. Oyuna dalmıştır. Küçük o daha. Aç açına uyumuş masum.

Üstümü örttü. Başımı okşadı. Canım babam benim. Sesimi çıkarmamalıyım. Ama başım çok acıyor. Kulağım çınlıyor..

Uyumuşum. 
Yemeden.
İçmeden. 
Tuvalete gitmeden..

Hiç unutmadım o günü, unutamadım..
Ben yaramazım, ben çok yaramazım. Dayağı hak ettim..
Annem asla kötü değil..?

Fırtınanın çıktığı, Abla gemisinin kıyımıza çarptığı, annemin dalgalanıp dalgalanıp kabardığı, öfkeyle bana sardığı, kulak zarımı patlattığı günü..

Fırtınanın başka bir sahile fırlatıp attığı deniz yıldızı olsaydım. Yada istiridye kabuğu. Mutlu bir sahilde, güneşin yakmadan ısıttığı bir kumsalda olsaydım. Keşke..

Unutmuyorum..Unutamıyorum..

O gün; kulağım çok ağrıdı, acıdı, çınladı,
Yıllarca; hatıraların tokat izi, düşük-orta odyoloji olarak benimle yaşadı...
   




Bu bölümün ardından:

Çocuklarımızın kabahatlerinin nedeni bazen, bir korkudan kaynaklanıyor olabilir.. Çocukları cezalandırmadan önce, onların yaşını, yaptığı yaramazlığın altında yatan sebebin ne olabileceğini ebeveynlerin iyi değerlendirmesi gerekir..

Ve verilen bir cezanın şiddeti, dört buçuk yaşında bir çocuğun hatıralarından izi yıllarca silinmeyecek bir arızaya (büyük arıza, küçük arıza fark etmez) neden olmamalı...
 

  
      

56 yorum:

  1. Merhaba,yine güzel bir anlatım,öncelikle geçmiş olsun. Çocukken hepimiz annelerimizden ne dayaklar yedik,benim annem de pilava kızdırdığı yağın içindeki kızmış metal kepçeyi yüzüme vurmuştu.Elbetteki isteyerek yapmadı.Hala da çok üzülür,her aklına geldiğinde:))Sizinki de eminim ki üzülüyordur.Çok çocuklu ailelerde genellikle durum böyle,anneler sırtlarına binbir yük alarak yaşamaktan bıkıyor.Son pragrafta verdiğiniz öğüde kesinlikle katılıyorum.Dayak çözüm değil.Bazı davranışlar çoçuklar üzerinde onarılamaz yaralar açıyor.Ebeveynlerin bu yazınızı defalarca okumasını isterim.Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nilgün'cüm bu hikayenin başından beri olanları bilsen o gerçek anne değil malesef.. İnşallah anneler, ve anne olmaya çalışanlar ders çıkarırlar.. Sevgilerimle canım..

      Sil
  2. nutkum tutularak okudum
    sonunda gözümden yasin süzülmesine ise engel olmadim
    kelimelerim kisir kaldi bagislayin
    selam ve dua ile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim. teşekkür ederim. Hikayenin başını biliyorsun değilmi?..

      Sil
  3. hikayenin başını bilmiyorum ama şöyle bir tahminim var acaba üveymiydi...bukadar kulak zarını patlatacak kadar .....bazen kızıma çok kızıyorum bağırıyorum ama böyle bir şiddet uygulamammm annemde bize vururdu oklava kırmışlığı var sırtımızda kardeşimle kudururduk oda çıldırırdı oyüzden onlar insanın kafasından çıkmaz çok dikkat ederim buyüzden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tatlım evet. Hikayenin başı yan sütunda Hatıraların Ayak İzleri tüm bölümler orada 1-15,16-30 ve 31- diye devam ediyor. Hani sen meraklısın dır okursun dedim. Tatlım bu arada iyisin artık değil mi?.. Hafta sonu hamsi festivaliniz nasıl geçti gerçi sen Ereğli'den değildin ama gitmişsindir belki:))

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Canım Şirinemmm teşekkür ederim. Sevgilerimle canım benim..

      Sil
  5. Harika bir anlatım, görseller bir o kadar güzel. Kalemine, yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım benim. bu arada hoşgeldin dünyama...

      Sil
  6. Off ya içim parçalandı okurken. Hayat işte, olmasa keşke böyle şeyler :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet keşke olmasa..:(( oldu ama...
      Sevgilerimle canım..

      Sil
  7. önce çok sevindim ablacım yazmış die ama okuyunca ağladı ağlayacak oldum ben ama ya boğazım düğüm düğüm şuan ne diyeceğimi bile bilmiyorum :((( ayy çok sinirlendim hem bakkkkkk :( olumsuzluklar beni çok etkiler kim yaşarsa yaşasın tanımam tanımamam hiç önemli değil....bende genelde olanlar ile ilgili kendimi şuçlarım kötü bir özellik ama yapçak bişi yok :)seni çok seviyorum ben gerisi çokta önemli değil öptümmmmm taptatlısından :)
    düzeltmeye çalışıyorum ama yok yok gelmedi keyfim yerine...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok özür kuzum. Keyfini kaçırdım ama olanları yazıyorum işte... Öptüm senii..ss

      Sil
    2. özür mü ablacım KOSKOCA 4,5 yaşındaki kızdan özür dilemesi gerekenler var aslında benden değil... paylaşman yazman çok güzel muhakkak etkisinde kalıp kendine yön verenler olacaktır...
      hala sendeyim bu arada yan tarafı kumanda panelim niyetine kullanıyorum :))

      Sil
    3. Canımın içi bugün bütün o sevgisiz iki yürekten 1i vefat etmiş, 1i yaşıyormuş!! neyse. Herkes yaptığını bir gün öder elbet..

      Sil
  8. Merhabalar Vuslat,

    Çocuk olduğumuzu ve nasıl büyüdüğümüzü unuturuz hep ve çocuklarımızdan da bir yetişkin gibi davranışlar bekleriz. Şu anda 57 yaşında bir dedeyim ve 4 tane torunum var, biri çok hiperaktif, hiperaktif toruna yaramazlık yaptığında sadece birazcık bağırıp çağırıyoruz o kadar, şiddet asla yok!

    Hadi anneniz de size bağırıp çağırsın ama o derece şiddet uygulanır mı?
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel recep bey torun sahibi olmak. Allahcc hepsine uzun ömür versin inşallah. Malesef biliyorsunuz öz annem olaydı belki daha hoşgörülü olurdu. Kimbilir...Saygılarımla iyi akşamlar.

      Sil
  9. Sevgili Vuslat beni perişan etti bu paylaşımın!
    Yaşanan korku,acı ve gördüğün zararı öylesine etkili
    paylaşmışsın ki, adeta yanındaymışım gibi okudum.
    Bir insan, kimliği ne olursa olsun,bir başka insana,
    hele ki masum bir yavruya nasıl böyle davranabilir.
    Ayrılacak olan kızı nasıl onun yavrusu ise,
    sen de bir annenin kuzusuydun:(
    O büyük yanlışın sana uygulanmış olması eminim seni
    çok iyi bir anne yapmıştır. Üzerimize uygulanan yanlışların,
    verdiği sıkıntılar tarafımızca bilindiğinden, aynı şeyi başkasına
    yapmamayı öğretiyor hayat:(

    Senin güzel yüreğin herşeye rağmen o kişiyi affetmiştir.
    Dilerim Allah da affetsin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim güzel sözlerin beni çok duygulandırdı..İnşallah iyi bir anneyimdir. İnşallah.. Yavrularımın ikisi de benim için çok özeller..Umarım kimse kimsenin yavrusuna kötü davranmaz..Evet ben affettim. Allahcc da affetsin onları..

      Sil
  10. Elbet insan sinirlenir, elbet bir iki pat pat vurur ama bu nasıl bir caniliktir..
    Bir çocuğa nasıl böyle vicdansızca davranılır :(

    :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O gayet hak ve normal bir hareket olarak yaptı bunları . Ama tokat bir iz, bir acı, bir hüzün olarak kaldı.:(((

      Sil
  11. Bu küçük kızı alıp sımsıkı sarılıp hiç bırakmamak istiyorum Vuslatım :( her şeyden korumak istiyorum onu :( içim acıyor her okuduğumda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslı'm canım. Şükür o büyüdü. Düşe, kalka.. Ama büyüdü..
      Sevgilerimle..Canımsın benim..

      Sil
  12. of of ne çok üzüldüm o minik kıza şimdi,nasıl içim sızladı anlatamam.Çocuklara kesinlikle vurulmamalı ,hele kafaya ve yüze vurmak dinimizde bile haramdır.Allah korusun fiziksel olarak daha kalıcı bir iz bırakabilirdi.Öfke ne kötü birşey ,yoksa bir anne evladına asla vurmak istemez.seni kocaman öpüyorum vuslatım..

    YanıtlaSil
  13. Canım benim çok haklısın. Ama bazıları karşısındakinin çocuk olduğunu unutuveriyor işte. Bende seni ve küçük Yağızımı öpüyorum.

    YanıtlaSil
  14. puffff ya hay allah kalıcı olmuş ha uffff ah şu annenin cahilliği ah.
    unutamıyorsun sen hiçbişiyi ya.
    ilginç insan unutur ya kötü anıları ama.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben unutmuyorum Deep ya nedense bu anıları.. Başka şeyleri unuttuğum oluyor ama..İyi deceler..

      Sil
  15. Vuslat ablacım bu anlattıklarından bir dram dizisine iki sezon senaryo çıkar..
    Bu bahtsız çocuğun yüzü hiç mi gülmeyecek ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Dönencem o sayfa kapanınca güldü işte bak:)))
      Sevgilerimle. İyi geceler..

      Sil
  16. Ben şimdi hissettiklerimi sana anlatamam biliyor musun. Dayağı cennetten çıkma zanneden gerizekalılar, çocuğu eğitmenin bir yolunu da vurmak zanneden kör cahiller, sadece gücünün yettiğinden hıncını alan zavallılar... Yazıklar olsun... Ve bu yaşadıklarını sevgi zanneden masumlar... Kendilerine kötü davranıldığının kimbilir ne zaman farkına varırlar ? 20lerde, 30larda... Ancak tüm yanlış kararlar verilip, iş işten geçtikten sonra. Ebeveynleri yüzünden kaybettikleri hayatlarının sorumluluğunu üstlenmeye çalışmışlardır senelerce. Oysa kaybetmenin yükü asla onlara ait değildir. Bütün suç onları yetiştirenlerindir... Çok seviyorum seni...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende seni Ahu'm.. Ben de seni...Çokkkkk...

      Sil
  17. Vuslatim ya canim ya..bu senin hikayen mi..inan nasil uzuldum, canim sikildi ve cokmu sulu gozum ne gecmisten bir hikayede olsa aglattin be gulum....Yuzun hep gulsun hep mutlu ol.mutlu olalim canim..sarildim sana:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim..İşte bu benim hikayem.. Artık çok mutluyum.. İki güzel kızım, bir işim bir eşim yuvarlanıp gidiyorum.. Çok öptüm seni tatlım.. Uzak diyarlardaki dost yüreğim..Lezzetim...

      Sil
  18. Yazıyı içim burkularak okudum ama ne yazmalıyım ne demeliyim bilemedim. Yeni keşfettim sizi. O yüzden umuyorumki bu bir hikayedir ve başınızdan geçmemiştir, geçtiyse bile izi artık kalmamıştır, kaldıysa da bu yazıyla arınıp gitmiştir. Ben hala tuvaletlerde fare vardır diye korkarım, bu yaşımda. Çok sevindim sizinle tanıştığıma. Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hikayem. Yaşandı ama bitti o günler artık.. Herşey geçmişte kaldı.. Sevgilerimle. Blogunuza giremedim ama:((

      Sil
  19. Canım benim ve senin çocukluğun çok benziyor.
    Tevekkeli bu kadar çok sevmiyoruz birbirimizi.
    Ellerine ve o güzel gönlüne sağlık.
    Aşurem seni bekliyor:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allahcc Kabul etsin kuzum.. Bende seni çok seviyorum..Benzerliklerimizle bir bütünüz.Canım benimmmm.

      Sil
  20. Abla'cım bugün senin için bloga girdim. Bu yazın beni çok etkiledi. Sana bir şey söylemek için geldim. Hayatta hep burnumun dikine gittim ben. Çok az kişiyi kendime örnek aldım. Öyleyim yapım öyle. Ama sen öyle samimisin ve yaşadıklarını öyle içtenlikle anlatıyorsun ki... Bu çok güzel bence. Ben hiç kimseye özellikle beni üzen şeyleri anlatamam. BU CESARET İŞİ. Ben de seni kendime örnek alarak artık daha çok anlatmaya karar verdim. Beni çok anlamadığını biliyorum :) E ne var yani, anlaaatt... denebilir :) Ama işte bu sadece o değil. Benim için büyük bir olay. Bilmeni istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Ahu'cum her insanın hayatında kendine kalmasını istediği anlar, anılar mutlaka vardır. Benimde daha sonraki yıllarımı yazmaya pek niyetim yok. Ancak bu çocukluk anılarını yazıyorum ki sizler tarafsız gözle bir çocuğun dünyasına dahil olun. Bazen hatıralar derin izler bırakır. Silip atabilmenin yolu onları tekrar yaşarcasına hissetmek, dersini çıkarmak ve tekrar derinleşmesine fırsat vermeden silip atmak. Bu unutmak için tek çare gibi..

      Cesaret mi? Bilmem. Ben pek cesur olduğumu söyleyemem. Ama çok kırgınım geçmişe. Ben daha küçüktüm. Elbette hatalarım, elbette yanlışlarım, yaramazlıklarım olmuştur. Ama ceza beni seven biri tarafından verilseydi gül biterdi gönlümde de, beni sevmeyen biri tarafından verilen ceza diken gibi saplı kaldı yıllarca..

      Anlatmak sana daha iyi gelecekse, sıkıntılarını anlat kurtul. Ama daha çok üzeceğini düşünüyorsan boşver gitsin. Geçti gitti. Zaman asla geriye işlemiyor.. İleriyi de biz şekillendiremiyoruz. Öyleyse şimdiyi vah vah la, keşke keşke beklentileri ile yormak Niye?..

      Seni seviyorum..

      Sil
  21. "Fırtınanın başka bir sahile fırlatıp attığı deniz yıldızı olsaydım. Yada istiridye kabuğu. Mutlu bir sahilde, güneşin yakmadan ısıttığı bir kumsalda olsaydım. Keşke.."
    Vuslat....

    Desemki susyorum,desemki sessizim değilim işte..!
    Sadece susuyorum yalanların arasında kan kusup susuyorum..
    Kalabalıklar içinde,ıssız ve sessiz bir köşedeyim...
    Sitemlerimle kederlerimle yüzleşir yüreğim...
    Gitmedim can gidemedim can yapamadım can...
    İzlerin peşinden yürür yüreğim...
    İzlerin izlerim,sözlerin sözlerim...
    Sadece susarım can susarım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz buranın zenginliğisiniz. Bence sık sık uğrayıp eskisi gibi dostlarınızı sevindiriniz..Saygılarımla..

      Sil
  22. Çocukluk foton çok tatlı. Hala çok tatlısın. Çok dokunaklı bir yazı olmuş. Çizimlerin ayrı tatlı. SS.Yalnız kroki resimlerinin ebatını biraz büyük kullanmalısın. aslınd bu hikayedeki çocuğun özgüven problemi yaşayan bir yetişkin olması gerekirken Vuslat özgüven patlaması yapmış, sesi gür çıkan ,pozitif, neşe saçan bir bireydir. Öldürmüyorsa güçlendirir dedikleri bu olsa gerek. Sahi Vuslat öldürmüyorsa güçlendirir mi? :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem öylemi ki?:))

      Nassın, eyimisin..

      Sil
  23. Gözlerimden yaşlar süzüldü içim yüreğim sızladı canım ablam benim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Salişim benim..Üzülme geçti gitti...Öptüm kocaman.

      Sil
  24. Ablam ne kadar üzüldüm okuyunca, küçücük bir yaşama ne kadar büyük acılar sığdırmışsın. Bugün ki yaşamına çok şükür abla. Acı acıları getirmemiş. Senin kızçeler ne kadar şanslılar mesela.

    YanıtlaSil
  25. Canım çok teşekkür ederim yorumuna.. Bilmem şanslımılar.İnşallah Şanslıdırlar. hepiniz, hepimiz bundan böyle mutlu olalım inşallah..Sevgilerimle Sevda!m..

    YanıtlaSil
  26. Değerli VuslaT, bloglar iyi ki var.. Yazarak, paylaşarak öğreniyoruz, bazen de içimizdeki zehri atıyoruz. Allah yapılan kötülüğün cezasını mutlaka verir. Hayatınızdaki güzellikleri düşününüz.. Dünyada hiçbir şey kusursuz değil, ama elimizden geldiğince iyi ve temiz kalmaya çalışıyoruz :)Sevgilerle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın canım. Bende iyi ve temiz kalmak için elimden geleni yapıyorum işte. Hiç olmaz ise insanlara karşı...İyilikler ve güzellikler ile bir dünya diliyorum sana, bana tüm dostlara..

      Sil
  27. işlerim yoğundu 2 gün o nedenle giremedim.
    ne manitası ya olmaz bende manita, ilgilenmiyorum ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Niye.? Yaradılışın ihtiyacı bu. her insan karşı cinsten birini sevmeye ihtiyaç duyar ki..
      Sen niye?..

      Sil

Yorumlarınız beni mutlu ediyor.. Ziyaretiniz için teşekkürlerimle. Sevgilerimle..