01 Mart 2012

BEN OLMALIYDIM.. -4

Gözyaşlarımın 739.yaş gününe..

KENDİ GÖLGEMDE UYUYORUM...
Göle, gölge.
Gölgeye, gövde.
Gövdeye, dal.
Dala, göz.
Göze, gözyaşı..
Gözyaşının ise ağacı,
Ben olsaydım.
Ben olsaydım o ağlayan çınar, o yaşlı çınar, o koca çınar. 
Ben olsaydım ve kendi gölgemde uyusaydım...


Ağlayan Çınar.


Gövdemi toprağa uzattım, dallarım gökyüzünde. Dua ediyorum nice 739 senem daha, olsun diye. Ulubatlı Gölüne sarkmış o harkulade köyde yaşıyorum. Gölyazı Köyünde (bir-iki yıl öncesine kadar Belde iken şimdi Nilüfer İlçesinin bir köyü.).


Adadan yarımadanın ve Zambaktepe'nin görünüşü.

Zambaktepe'den adacığın görünüşü.


Köy demek yanlış olur, orası bir ADEN. Ben bu adene meftunum, gelin-gezin Gölyazı'yı, birazda siz meftun olun. 




Keşke olsaydım. Ben olsaydım. Ağlayan çınar olsaydım. Gövdesi, dalları, yaprakları yada kanlı gözyaşları.


Ağlayan Çınarın gözyaşlarının aktığı mermer yaprak..
Efsaneye göre, Marmara Denizi’nin güneyinde bulunan Odryses Çayı, Bandırma’dan denize dökülürmüş. Bugünkü Ulubat Gölü’nün olduğu yerde Apollonia Krallığı, Odryses Çayı’nın bulunduğu yerde de Melde Krallığı kuruluymuş. Melde Kralı, Apollonia kralının kızını oğluna istemiş. Ancak kız, bu izdivaca gönlü olmadığı için prensle evlenmemiş. Apollonia Kralı da kızını korumak için, bir tepe üzerinde saray yaptırarak kızını buraya saklamış. Bunun üzerine çileden çıkan Melde Kralı, oğluna istediği kızı alamamaktan dolayı kırılan onurunu onarmak için intikam alma yoluna gitmiş ve Odryses Çayı’nın yolunu değiştirip Apollonia kentinin bulunduğu topraklara akmasını sağlamış. Böylece tüm Apollonia toprakları sular altında kalırken prensesin bulundugu sarayın çevresi sularla çevrili birer ada olarak kalmış. İşte efsaneye göre Ulubat Gölü de böyle oluşmuş.



Yarımada ve ucundaki incisi ADA..


Yaşadığım köyün yani Gölyazı'nın tarihi Roma dönemine kadar gider. İmparator Hadrianus (M.S. 117-138) 'un Bitinya gezisi sırasında kente uğradığı, kentin kapısındaki adına konulmuş onur yazısından anlaşılmaktadır.



Ulubat Gölü kıyısında kurulmuş Gölyazı köyü, antik dönemde Apollonia adıyla tanınmıştır. Yerleşim Bizans döneminde de devam etmiş, 14. yüzyılın başında Selçuklu ve Osmanlı akınlarından korkup İznik ve Bursa'dan kaçan Hıristiyanların sığınma yeri olmuş. Göle doğru uzanan yarımada ile asıl köyün bulunduğu ada arasında yer alan köprü, yakın zamanlara kadar ahşapmış. Akşam olduğunda kapılar kapatılıp köprü, şato girişleri gibi kapatılırmış. Daha sonraları ahşap köprü yerini taş bir köprüye bırakmış, Gölyazı sevdalısı bir Belediye Başkanı(Etem ŞAHİN) ile Fen İşleri Sorumlusunun(Hatice TÜKENMEZ) üstün çabaları ile eski taş köprü genişletilerek ziyaretçilerin ve yaşayan halkın bana daha kolay ulaşmasını sağlamışlar.


Benim köprüm, ben ise o gördüğünüz ulu çınarım.


yarımada dan ada..


İşte ben böyle güzel bir köyün Ağlayan ağacıyım (keşke olsaydım, ben olsaydım, o ağlayan çınar ben olsaydım)







Tarihin verdiği yorgunlukla, yan yan yatmış ulu bir çınar.
Lakin yaşamaktan umudunu kesmemiş, uzanmış öylesine
Bağrı yanık yaprakları hüzün, içi kan ağlarcasına
savaşlara, acılara, kara sevdalara, tercüman olurcasına
ardında, sevgi bahçesi açamayan gonca bir gül
önünde, oluk oluk gözyaşlarının eseri, koca bir göl..
Mehmet OKTAN

 Ben olsaydım. Bu çınar ben olsaydım. Yan yatsaydım, dik dursaydım nasıl uzarsam uzayayım genede o ben olsaydım. Kovuğumda kediler uyusaydı. Dallarıma kuşlar konsaydı. Rüzgarlar yapraklarımı okşasaydı.
Ben olsaydım. Mayısta gölün nilüfer çiçeklerini, Zambak Tepenin uçurtma şenliğini, göç zamanı soluklanan leylekleri seyreden olsaydım. Ben olsaydım...


Ulubatlı Gölü'nde nilüferler..


Zambak Tepe Uçurtma Şenliği. 


Gün batımı..

Leylek Festivale gidiyor:)
Ben olsaydım, en güzel gün doğumuyla; balıkçıları turna, yayın, sazan, kerevit avlamaya gönderen, en güzel gün batımıyla; onlara iyi ki döndünüz, hoş geldiniz, gölümüzün bereketini getirdiniz diyen.


Güle güle, rast gele..

Hoş geldiniz,  bereket getirdiniz.

Güneş dünyamızı ısıtmak üzere..


Siz olsaydınız, Kaleci İlhanın yerinde balık yedikten sonra adayı gezen, Türkan hanımın annesinin evinde dinlenen. Siz olsaydınız keşke.
Gölyazı sokakları.


Gölyazı'nın güzel insanları...



Siz olsaydınız, bir balıkçı köyü görünümündeki köyün Aya Konstantin Kilisesinde, Apollon Tapınağı'nın kalıntılarında, antik tiyatro, antik kent kalesi ve kısmen ayakta kalan surlarında dolaşan, tarihi değerlere hayran kalan.. 




Ağlar onarıldı, balıklar yakalandı..

Siz olsaydınız gezip gezip yorulan, sonra benim ulu kollarımın altında çay içmeye koşan. Keşke olsaydınız.

Keşke ben olsaydım o ulu çınar, o güzel çınar, o ağlayan çınar..


725.Yaş günümde..1998

Çay Bahçem..
Korkuyorum, bir gün yağan karlara, yağmura, rüzgara, fırtınaya dayanamazsam diye.
Korkuyorum, bir gün yanar yok olursam diye.
Korkuyorum, bir gün kurursam diye.
Korkuyorum, bir gün yalnız kalırsam diye.
Korkuyorum, çok korkuyorum.
Bu yüzdende geceleri gizli gizli ağlıyorum..


Keşke,
O çınar gülseydi, ben ağlasaydım. O çınar bin yıllarca yaşasaydı, ben onun için ölseydim. 
Keşke..


Keşke olsaydım,
O çınar.
Ulu çınar.
Ağlayan Çınar...






Lütfen beni yalnız bırakmayın. Gelin dallarımın altında ferahlayın.
05 Haziran 'DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNDE' buluşalım.
İmza: Ağlayan Çınar... 

29 yorum:

  1. gölyazı bize yakın geçen sene oğlumun doğum günün de gittik gezdik orayı.mayıs ayı olduğu için baya üşüdük çok gezemedik ama bu yaz yeniden gitmeyi düşünüyoruz.inş.

    YanıtlaSil
  2. OOOOOOOF CANIM YA
    ÇOOK HARİKA RESİMLER
    AMA SEN SAKIN AĞLAMA KIYAMAM.
    MUHABBETLE KAL.
    :))

    YanıtlaSil
  3. Mutlaka gidin mutlaka sıkı giyinin üşümeyin ama mutlaka gidin oraya.Bu arada hoş geldin SÜLÜSKA..

    YanıtlaSil
  4. Bir kase lezzetsin ama kocaman yüreğinle beni çok memnun edensin. Teşekkür ederim. Beğendiğine sevindim. Umarım yolun düşer oraya...

    YanıtlaSil
  5. Harika bir yermiş , harika kocaman bir ulu çınar ve harika bir anlatım , bayıldım canım , mutlaka görmek istiyorum artık , sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Zeynep'ciğim orayı görmemek bir kayıp görmek bir kazanç bana göre. Beni ilk defa oraya götürenlere çok müteşekkirim. Mutlaka git. Keşke burada yaşasam diyeceksin...

    YanıtlaSil
  7. Merhabalar,

    Bizimle paylaştığınız bu muhteşem güzellikler için önce emeğinize sağlıklar dilerim. Ağlayan Çınar, Ulubatlı gölü, Marmara denizi, Gölyazı köyü... Hem doğa, hem de buram buram tarih kokan yerler, mitolojik efsaneler... Tarih ve doğanın iç içe olduğu böyle güzel yerlerde yaşamayı ne kadar arzu ediyorum, bilemezsiniz.

    Bu bloğunuzda doyasıya tarihi yaşadım ve doğamızın eşsiz güzellikleri karşısında mest oldum.

    Ne mutlu size ki, böyle eşsiz güzellikleri olan bir yörede dünyaya gelip, buralarda da yetişip büyüdünüz. İnsana huzur veren ve hasta ruhları iyileştiren bu harika doğa güzelliğinin karşısında insanın dili tutuluyor diyebilirim.

    Tekrar teşekkürlerimi sunar, selam ve dualarımla sizi en Güzel'e emanet ederim. Hoşçakalın.

    YanıtlaSil
  8. Ne güzel fotoğraflar, ne güzel bir yazı..Emeğinizze sağlık.. Gidilecek yerler listesinin en başına ekledim

    YanıtlaSil
  9. Teşekkürler recep bey . umarım istediğiniz bir yerde istediğiniz güzelliklerle yaşarsınız. Sağolun.

    YanıtlaSil
  10. Sevgili bozbek, teşekkür ederim yazımı okudun.yorumladın.Tavsiyemi dikkate aldın. Orda çınarın altında ilk çayın benden . Gideceğin zaman haber ver. emi.. sevgiler.

    YanıtlaSil
  11. Merhaba Vuslat,iadei ziyarete geldim bende sana çok teşekkür ederim güzel yorumun için ve izlemeye layık bulduğun için, ilk kez görüyorum seni memnun oldum bende hemen izlemeye alıyorum,postlarına bakmaya gelirim sonra yine,üzüldüm ama yazılarınızın tiye alınmasına,herkes herkesin emeğini sevmek zorunda değil ama saygı duymak zorundadır en azından bana göre,burda her çeşit her tarz blogger var,beğenmeyen görüşmez takip etmez,yorum yapmaz o kadar,yada ben her zaman şöyle derim,benim beğenmeyen benden daha güzel şeyler ortaya çıkarıp yayınlasın bende gidip onu takdir edeyim :)
    5 yıl bitti 6 yıla girdi blog yapıyorum ne saygısızlar densizler gördüm ama o gördüklerimin geldikleri gibi aynı hızla gittiklerinide gördüm :)o yüzden sıkmayın canınızı,değmez öyleleri için üzülmeye,onlara verilecek en iyi cevap postlarındır yayınlarındır...çok uzattım neyse gitmem lazım selamlar olsun...aktif olarak http://gelibolu17.blogspot.com ve http://gelibolu17-midedenkalbe.blogspot.com adreslerimde daha çok duruyorum,senin geldiğin gelibolu lodosunada ne zamandır resim eklemedim aslında eklesem olur,orası öyle bir albüm gibi duruyor seyirlik kıvamında :)

    YanıtlaSil
  12. teşekkür ederim.dediğim gibi yanlış anlamış da olabilirim kuşak farkından ama unuttum gitti .her bloguna fırsat buldukça uğrayacağım.sevgiler.

    YanıtlaSil
  13. "Keşke olsaydım,
    O çınar.
    Ulu çınar.
    Ağlayan Çınar..."

    Çınar gibi yüreğe selam olsun...

    YanıtlaSil
  14. çok teşekkür ederim muammer bey.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  15. Vuslat, te escribo desde Valencia en España. Me ha extrañado mucho que te hayas hecho seguidor mio y me da mucha felicidad.
    Te leere mas detenidamente y mientras recibe un fuerte abrazo de tu amigo español y valenciano.

    YanıtlaSil
  16. paylasimlariniz cok guzel
    fotograflar super
    emeginize saglik

    YanıtlaSil
  17. Thank you Vincente. tank's

    YanıtlaSil
  18. Sevgili cihan hoşgeldin. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  19. hiç duymadım görmedim bu köyü.
    ama görücem.
    suların ortasında ha.
    alla alla.
    :)

    YanıtlaSil
  20. Hoş geldiniz. Görmenizi öneririm. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  21. Evet evet bu ağaç muhteşem çınar, ağlayan çınar.

    YanıtlaSil
  22. İşte ordaki kahveye girdiğimde baytar hanım geldi diyip ayağa kalkardı gölyakının yaşlı amcaları. Naıl bir hürmet nasıl bir ikram .Her gittiğim evde ayrı hediye verirlerdi. Arabamın bağajı eve dönersen sümbüllerle, zambaklarla kasa kasa şeftali sepet sepet yumurta dolardı. Ne gönlü zengin insanlardı. Hep uykum gelirdi göl yakıda. Gölün kıyısına çeker arabayı kestirirdim. Şu top sahası varya kışın yarısıdı suda kalıyor kahvenin ordaki onun orada uyurdum. Uyurdum ama ne uyku gittiğim her evde ayran içmekten çökerdi o uyku bursaya dönerken yolda kalarım korkusundan ne tatlıydı o uyku.ayyy NE GÜZEL OLDU BU YAZIYI YAZDIĞIN YILLAR ÖNCESİNE GİTTİMM...

    YanıtlaSil
  23. ayy içim gitti,bende gitmek istiyoruum :)

    YanıtlaSil
  24. nE GÜZEL ORALARI BİLMENİZ sevgiler. Bal kavanozuna.

    YanıtlaSil
  25. Git pasta güvercinim mutlaka git. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  26. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  27. Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Beğenmenize çok sevindim.. Sevgilerimle.

      Sil

Yorumlarınız beni mutlu ediyor.. Ziyaretiniz için teşekkürlerimle. Sevgilerimle..