2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2013

NELER OLUYOR YAKINLARIMda ki HAYATLARda?..NELER OLUYOR BANA?..



Hazırlayanların ellerine sağlık. Bunu ve diğer peynir tabaklarını..


Bayılıyorum böyle düzgün kesilmiş, çeşit çeşit peynirlerle dolu tabaklara bakmaya..Lakin uzatıp çatalımı alıp yediğim yok..Peynir takıntımı biliyorsunuz. Neyse ki tabaktan alıp yiyemesem de peynirli börek, omlet, peynirli pide, tost yiyerek ihtiyacımı karşılıyorum. Yani çiğ değil pişmiş seviyorum:))

Ama bende herkes gibi kahvaltıda, akşam yemeklerinin başlangıçlarında tabaktan alıp alıp yeseydim, böyle dökülmezdi dişlerim.

Kuzular, yavrular, sevgili çocuk yetiştiren ana-babalar; evlatlarınıza peynir yemenin ve hayatın her döneminde, her yaşında gece-gündüz süt içmenin önemini lütfen göz ardı ettirmeyin. Dilerim her haneye, her bünyeye süt ve süt ürünlerini bol bol yiyebilecekleri, tüketebilecekleri maddi ve bedensel imkanlardan yeterince bahşeder yüce yaradan.

Neler oluyor yakınlarımda ki hayatlarda, neler oluyor bana!. Koca bir ayı diş ağrısı, dişçi koltuğu, morfin, şiş yanak, proteze ek, yapılanı kullanamama, tekrar acı çekerim diye diş hekimine bir daha gitmeme ile geçirdim. Şimdi daha iyiyim, ama hiçbir şey, kalsiyum sevmeyenlere lütfen içinize, iliklerinize, kemiklerinize kalsiyum depolayın dememe engel olamaz.

Planladığım bir çok şeyi yapamadım. Mesela biletlerim(opera-bale) benim için yandı sayılır, başkalarına yaradı. Ama derslerim iyi gidiyor gibi gibi. Bayağı yeni şeyler öğrendim. İşler de eh işte, ne sıkı ne işsizim..

Yıllarca aynı personel servisine bindiğimiz, çok fazla samimi olmasak da ara sıra hoş sohbetlerde bulunduğumuz genç bir mesai arkadaşımız, bir zamanlar aynı kurum çatısında farklı görevlerde bulunduğumuz arkadaşımız vefat etti. Hem de ne hüsran dolu bir ölüm. Basından duymuşsunuzdur. Hamile olduğunu emrinde çalıştığı kişiye söyleyememesi, izin vermez korkusu ve endişesi ile stresli çalışması, az biraz kilosu(aslında endişe edici boyutta kilolu değildi ama), biraz kalp ve tansiyon rahatsızlığı vb. derken, akşam kampüs bahçesinde eşini beklerken, tam evine, 9 yaşındaki yavrusuna kavuşmak üzere yola çıkmış iken aniden rahatsızlanıp, 10 dakika içinde hastaneye bile götürülemeden yolda hayatını kaybeden arkadaşımıza yandı bu ay içimiz. Ya eşi, ya çocuğu, ya ölüm anında karnındaki bebelerden yaşatılan bir tanesi, ya ailesi onlar nasıl yandı ki?.. Bu dünyadan yalnız göçüp gitmedi, henüz hayata gözlerini açamayan ikiz bebeklerinden birini de yanında götürdü.. Cennet mekanları olsun.
Ayrılıktan zor belleme ölümü,
Görmeyince sezilmiyor Mihriban..
(Nur içinde yat, beben ile beraber Mihriban)
Ne para, ne pul, ne makam, ne mevki, ne iktidar, ne zafiyet, ne şan, ne şöhret, ne de bu fani dünya bize mülkiyet. Her şey öyle geçici ki. Öyle yalan ki. Öyle burada kalıcı ki. Öyle, öyle, öyle.. ve işte böyle boş ki!.

Öyle ise hayat niye böyle?.

Niye, niye?..

Öyle ise dünya niye böyle, ülkem niye?.

Niye?..

Geç git artık 2013. Git ve alıp gittiklerinin iyi yanlarını, güzel anılarını bırak bizlere.

Acı sende kalsın, tatlıyı bırak bize.

Açlık sende kalsın, buğday yeşert bize.

Bahsi kötü konular, zulüm ve haksızlıklar, anlamsız kavgalar, afetler, tufanlar eksiye dair ne varsa sende kalsın..

Bu gün son gün. 

Haydi koca bir yıldan güzel bir an, güzel bir gün kalsın bana. Yanı başımda ki, yakınlarımda ki, biraz da uzaklarım da ki hayatlara; ilk ve son kez iyilik yap, sessizce çık, git anılarımızdan. Unutalım seni. Yaşattığın çirkinlikleri, kötülükleri..

Haydi güzel güzel git. Son anların da gider ayak, daha fazla üzme bizleri..

Okumak istiyorum, yazmak istiyorum, düşünmek istiyorum, paylaşmak istiyorum; ama elim-kolum kalkmıyor.

İnanmak istiyorum, âti'nin güzel olacağına. Bereketli geleceğine. Mutluluk getireceğine.

İnanmak istiyorum. Çok çok inanmak istiyorum.

Yürekten inanmak istiyorum..

Öyle ise; haydi gel yeni yıl.

Huzur getir hayatlarımıza.

Evet; huzur, barış, refah, sağlık afiyet getir; mülkiyeti fani bedenlerimize, gelecek güzel günlerimize, yepyeni senemize..                   
Mutluluk patlaması yaşayın her biriniz.
Hepimiz
Güzel Ülkemiz, yaşlı dünyamız..
Çok mutlu, çok huzurlu olalım..
Hoş hoş gel yeni yıl.
İyilikle, güzellikle dolu dolu gel..

    

26 Aralık 2012

EFENDİME SÖYLİYEYİM: Sahi siz ne sormuştunuz?:)



-Mantığın mı duyguların mı ön plandadır?.

Efendime söyleyeyim; hani desem ki mantığım
cık!!!

Cevap aşağıda...
Duygularım, baş tacım benim..



-İnsanlar niye mutlu değiller?. Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?.

Cevabı soruda saklı, soru cevaptan daha kapsamlı:)

Açgözlülük, maymun iştahlılık, bencillik, inançsızlık....ve bunun gibi daha bir sürü şey galiba cevap..






-Çok para harcayıp keşke almasaydım, yada harcamasaydım dediğin bir şey var mı?.

Düşündüm, düşündüm, düşündüm mevsimler geçti gitti bir türlü aklıma bir şey gelmedi:)

O zaman neymiş?=Vuslat harcayacak parayı bulduğunda pişman olacağı bir şeyi almayı unuturmuş:)) dermişim..



No, no, no, nayır, nolamaz ne çok şey var aldığıma pişman olduğum, para harcadığım için kendime kızdığım..
Bir şey var mı diye sorunca gelmez aklıma, çok şey var mı dersen zamanın yetmez listemi okumaya.. 

-Haklı olduğun bir konuda hakkını savunurmusun, yoksa susmak adalet mi dersin?.



Hiç hakkımı savunamadım. Bazen pısırıklıktan, bazen gücüm yetmediğinden. Arkamı dayayacağım yerin olmadığından yani.. Ne yapayım ben böyleyim.

Ama uğradığım yada uğrayacağım tüm haksızlıkları havale ettiğim ilahi bir makam var..Adaleti nasılsa benim yerime o sağlar..

-Tok gözlü müsün?, yoksa her şeyim olsun diyenlerden misin?.

Yani şimdi söylemesi ayıp çok tok gözlüyüm desem yalan olur:) Karnıyarığın tepsiye dökülen kıymalarını kimse ile paylaşamam. Kıymalı yaprak sarması hakkımdan feragat edemem. Buzdolabı magnetlerimi kimseye vermem. Hayallerimi paylaşmam. İnançlarımı takas etmem..Hepsi Benimmmmm.

Bu durumda ben çok aç gözlüyüm:) 



Şaka bir yana bana bu soruları yönelten İpecikböceciğim, kızım, kozam Eda'm öyle güzel cevaplar vermiş ki bana latife kısmını işlemek düştü...



İşte benim olmayan, ama benimmiş saydığım Gökkuşağım...

Seyyah'ım, kütüphanelerin raflarındaki kitaplardandır benim gökkuşağım..

Çok büyük bir kütüphaneye üyeyim. Alır, okur renkleri yerine (gökkuşağından raflarına) takarım:)

Çok yakında şu altta fotoğrafını gördüğünüz kütüphaneyi yakından göreceğim inşallah, belki kendi çektiğim resimleri paylaşabilirim..



Sade ve Derin'im yani sevgili Deep'im kimleri hangi blokları okuyorsun demiş?

Vakit bulsam herkesi okumaya çalışacağım ama vakit sorunu var bende..Samimi, politik ve amiyane olmayan bloglar ne paylaşırsa paylaşsın seviyorum..Hele, hele, hele yemek, el işi ve dekorasyon olunca ölüyorum:) Birde her telden yazanı. Kısacası karışık..

Ve Kar Tanem ile Eda'm 2013'ten ne istiyorsun demişler aynı anda:)

Kendim için ve yaşayan her akıl sahibi can için; sadece 3 şey istiyorum:

-Yaradan sevgisi ve korkusu
-Vicdan
-Sağlık..




Bir insanın içinde Allahcc sevgisi ve korkusu ile vicdan var ise başta kendi olmak üzere hiç kimseye, hiç bir canlıya zarar vermez..

Hak korkusu ve vicdanı olmayan ile karşı karşıya kalmak zordur..

Ayrıca dünyada en büyük servet, sağlıklı bir nefestir.

Allahcc aileme, sevdiklerime, tanıdığım tanımadığım tüm arkadaşlarıma, insan olanlara, insan kalanlara sağlık afiyet versin. Dert verip derman aratmasın..

Az yada çok. Ne fark eder..

Hayat zaten her şeye bedel:))