mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013

DUYGULARIM, HAYALLERİM VE BEN...





Yaprak Film Sunar
Bir VuslaT Filmi


Oyuncular:
Duygularım, Hayallerim ve Ben.
3 sahne.

Yönetmen:
Bir Dost


Sahne 1: Kadrajda bir ağaç. Hayat ağacım. Tırmanmaya çalışan ben..Aklımda sorular, dilimde cevaplar. 

Karar verdim yüksek sesle sorup, dürüstçe cevaplayacağım:


*En çok incindiğim/kırıldığım kelime ne?

Sen bir hiç'sin.. Ve hep hiç'din. 
Buna kırılırım işte. İncinirim. Çook üzülürüm.

* Herkesin kullandığı bir kelime..Ama senin için bir insan, özel bir insan. O özel insan o kelimeyi kullanınca 'alınırım' ne düşünürüm? 

Seni kullandım. Seninle işim bitti. Aslında seni hiç sevmemiştim. Yani kısaca 'senden nefret ediyorum'. 

Bunu çok değer verdiğim biri söylerse alınırım. İşte o ağacın tepesinden küüt diye düşmüş gibi olurum..

*Beni en çok duygulandıran şarkı?.

Birçok.. Pek çok.. Ama en çok, şu ikisi..

Elveda.. Güzel olan her şeye Elveda demek




ve

Rüzgarla düşen yapraklar, daima senin hayalin..



*Daha önce beni bırakan biri geldi. İkinci bir şans verdim buna rağmen yine beni bırakıp gitti. Şimdi pişmanmış!. Ne yaparım, ne hissederim..

Ben bir aptalım. Birinci şans, ikinci şans, onuncu şans..Veririm de veririm. Ama öyle bir an gelir ki yoluma kırmızı halılar serse, dünyayı emrime verse, hatta benim için ölse! bitmiş ise damarlarımdaki ona ait son zerre bitmiştir..


BİTMEDİYSE DE BENİM İÇİN BİTTİ..
*Nefret mi? Aşk mı? diye sorsam kendime.

Ben hayatın en güzel duygusunun Aşk olduğuna inandığım kadar Nefret etmenin de gerekli ve bir o kadar da korunası duygu olduğunu düşünenlerdenim. Hayatta aşırıya kaçmadan gerekli yerlerde, gerekli duyguları kullanmak gerek. Toz pembe bir hayat yok ki.. Sonuç olarak Aşk'ı sevdiğim kadar Nefret'i de severim yani:)))


Şaşırdınız dimiiii:))

*Birinin kalbini kırdım :(. Nasıl gönlünü alsam?.




Elini, ayağını öpsem,



Olmadı amut'a kalksam:)..



Şaka bir yana gönlünü almak için çırpınırım.. Dilimde değil hareketlerimdedir özür dileyişim. İnşallah af eder beni..

*Nasıl ağlarım bilir misin?. Bağırarak mı?, içime akıtarak mı?..

Bazen katıla katıla, bazen birkaç küçük damla. Ağlarım ben.. Gülmeyi sevdiğim kadar ağlamak da en büyük ihtiyacım.


Ağlıyorum seni düşününce..Son bir kez seni göremedim diye:(
Göremedim ve sıkı sıkı sarılamadım işte.. Köylü adam, Kamil adam, Canım babam..


Elimde bir eski resmin,

Karşımda son mektubun var.

Şarkılarda senin ismin,

Etrafımda yabancılar.

Ağlıyorum yine, gündüz gece.

Son bir kere göremedim seni diye,

Çekilip bir köşeye ağlıyorum yine.

Ölüm bile daha kolay

Senden ayrı yaşamaktan.

Bu sokaklar, bu karanlık

Seni bana hatırlatan.
Ağlıyorum yine, gündüz gece.

Son bir kere göremedim seni diye,

Çekilip bir köşeye ağlıyorum yine.




*En korktuğum şey ne..

İki can dalım, kolum yavrularım. Bir can hayat arkadaşım. Bir de kâh sarı kâh yeşil yapraklarım yani günlerim, aylarım, yıllarım, anılarım.. Bunlara zarar gelmesi.. Ayrı kalmak, kararmak, gün ışığına ulaşamamak..

*Ruhum sıkıldığında ne yapmayı severim kendimi nasıl sakinleştirir, dinlendiririm?..


Yemek kitapları, kartları, notları koleksiyonumdan bir bölüm., 

Ağlarım. Yemek kitaplarıma bakarım doya doya. Sonra da biraz yapar biraz yerim. Duygusal bir film seyrederim. Manzara fotoğraflarını karıştırır hayallere dalarım. Silkinip kendime geldiğimde, sakinleşmişim işte:)

*Bazen bana kızılmasından hoşlansam mesela en çok ne için kızılmasını severim?..

Kim kendisine kızılmasından hoşlanır ki?..Bu soruma cevap vermem gerekirse; sonucunun iyi olacağını göremeyene, cebren ve hile ile onun iyiliğine yarar bir şey yaparsam, sevk edebilirsem eğer doğruya, varsın atsın vazoyu kafama:)

*Şiir, müzik, öykü, deneme. En çok hangisini severim, hangisidir ilk tercihim?.

Müzik, öykü, şiir, deneme..Cık
Müzik, öykü, deneme, şiir..Yine cık.
Ben tek tercih yapamayacak kadar kararsız mıyım?.

Müzik, öykü, deneme, şiir.

Yani hepsi:)

*En son ne için ağladım?.

Kuru soğan doğradığım için:)

*Birinden hemen etkilendiğim özellik neydi ki?.

Tabii ki vicdanı. Yaradan ve yaratılana inancı, tatlı dili, gülen gözleri, temiz yüzü, temiz özü. Sadakat ve saygısı, seviyesi, terbiyesi (limonu çok olmasın ama)..Az biraz da zengini:))

Aman hemen yanlış anladınız, gönlü zengini..

Şu güzel dünyayı seveni..

*Dayanamadığım şey?.

Yemeğin salçalısı, turşunun bol acılısı. Sohbetin tatlısı, ziyaretin kısası..

*En sevdiğim duygu?

Sevilmek,
Sevilmek,
Sevilmek,
Sevilmek,
Çok sevilmek.


Vefa ve Veda..   


Sahne2: Bu kez kadraj, hayallerime yönelmiş..


Dripta Roy Koleksiyonundan..

İçimde uçuşan kuşlar, kelebekler. Doğanın her hâli, en başta pek tabii hüznümün rengi..Dağlar, tepeler, ormanlar benim ruhumda dolaşan bin bir vakâ var..


D.R.

Bir ağacın gölgesinde uyuyorum. Issız bir tepede, ağaçlarla çevrili kocaman bir malikane. Denizin çılgın sesini duyabiliyorum ama. Bana ninni gibi geliyor. Üzerimde beyaz fisto bir elbise, dantelli kocaman bir şapka. Rüzgar, elimdeki kitabın sayfalarını çeviriyor hızla. Kitap elimde değilmiş kucağımda.. Bir kanat çırpıntısı duydum, uyandım..



Bir paket kibrit kalmış elimde. Hava ayaz. Ayaklarım üşüyor, bedenim üşüyor, ruhum üşüyor. Açım; gıdaya, ısıya, sevgiye, korunmaya, şefkâte.. Kimi evden kahkahalar yükseliyor, kimi evinde hatıralarını yâd ediyor. Hava ayazdan da öte. Bir kibrit, iki kibrit, on-on beş kibrit. Hâla ısınamadım. Mutlu bir pencereden görünene baktım, arzu dolu göz yaşlarımı içime akıttım. İşte son kibritimi de az önce yaktım. Ellerim üşüyor, vuslatı yakın eden yollarım üşüyor. 

yumma gözlerini uyuma bugün 
bütün gölgeler akşam oluyor 
üşüyor yaprak dallar üşüyor 
savrulup yırtılan rüzgar üşüyor 
içimde kış gibi bir mevsim üşüyor
Gözlerim ağırlaştı, bir kar tanesi yanağıma yapıştı..Dondum, hayalime burada nokta koydum..

Bilinmeyeni bildim. Tam ödüle uzanmışken biri vurdu elime. O benim. Üzüldüm. Başka düşlerime yüzümü döndüm.

Karabiberim doğurmuş, küçük kuzum evleniyormuş. Sevindim.. Bu da en mutlu hayalim..

Gelincik tarlasındayım. Saçlarıma gelinciklerden, papatyalardan taç yaptım. Beş dakikalığına oldum Pamuk Prenses. Geliyor usul usul prensim..

Geçmiş zamanı, kaybedilmiş yılları, yalnışlarımı, hatalarımı, beceremediklerimi, başaramadıklarımı, üzdüklerimin üzgün anlarını, kendi üzüldüğüm zamanları, evlat olarak, ana olarak, eş olarak yapamadıklarımı, yapmayıp pişman olduklarımı değiştirebilecek sihirli bir değnek buldum yolda.. Eğildim tam alıyorum, baktım hayalmiş. Bu hayali de rafa kaldırmak zorunda kaldım:((

Bulutlar yine gri, siyah. Yağmur yağdı yağacak. Bir cami avlusundayım. Herkes ağlıyor. Ben de ağlıyorum. Ne çok sevenim varmış. Ya da ne az.. Ne kimsesizmişim. Musalla taşında yatan benim. Mutlaka dağ başında bir ağaç altına gömüleyim..



Dünyayı dolaşayım. Aç'ı doyurayım, çaresize çare bulayım. Para, pul, şan, şöhret bir yana, kalplerinizde yer bulayım..

Sahne 3: Son sahne. Karşınızda ben.


D.R

Bir gün, her hangi bir yerde, her hangi bir zamanda mah-cemalim ile mah-cemallerinizi karşılaştırmak, sarılıp, sarmaşıp, tanışıp, kaynaşıp mutlu anlar yaşatmak üzere:




Şimdilik Elveda...

 

Geciktiğim için özür Deep, Eda.. :(    

28 Kasım 2012

FİLM BAŞLIYOR...PATLAMIŞ MISIRLAR, pardon MENDİLLER HAZIR MI?..



HAYATINIZ BİR FİLM OLSA HANGİ FİLMDE BAŞROL OLMAK İSTERDİNİZ?

Pamuk prenses mi olsam,




Yoksa,
Sindirella mı?.
Yani Külkedisi... 




Hangisi?..




Galiba bana külkedisi olmak yakışır.. Ama ayaklarım 37 numara:(
Ne dersiniz, cam ayakkabı girer mi ayacıklarıma?.


SİZİ ANLATAN EN İYİ, EN UNUTULMAZ FİLM SAHNESİ HANGİSİ OLURDU?

http://www.zapkolik.com/301224/anneler-ve-kizlari-9kisim-nese-karabocek-yildiz-leyla-kenter-izzet-gunay.html



Yıldız KENTER(Fatma)/ Yani ben..
Hemen gidecem dur hele..
Bi daha da arayıp sorma.
Söz. 
Hastayım.
Vaktım erişti.
Seni bir dünya gözüyle görüyüm dedim. Yüzünü okşıyım, saçını koklıyım dedim.
Eyimisin?.
Halinden hoşnut musun?.

Leyla KENTER(Iraz)/Yine Leyla...
İyiyim. Rahatım. Peşime düşmeyin yeter. Sokakta bile görsen tanımazlıktan gel.

Yıldız KENTER(Fatma)/Ben..
Tanıman gızım, tanıman. Söz. Sen eyi ol yeter. Başın sıkışırsa ara emi?. İki elim kanda olsa goşarım yavrıma. Seni son bi defa kucaklayım, etini, sıcaklığını duyayım. Gızım, gızım, gızım. Gızım, gızım, gızım, Gızııım.

Bir Kadın..
*Daha hazır değilmisin?.
Leyla KENTER(Iraz)/Yine Leyla..
Hazırlanıyorum.
Bir Kadın..
*Kim bu?.

Yıldız KENTER(Fatma)/Ben..
Hanımım olur. Vaktinde yanında çalışmıştım. Bi görüyim dedim.

Bir Kadın..
*Bize senin gibisi lazım. Çalışırmısın?.

Yıldız KENTER(Fatma)/Ben
Yok. Gücüm kalmadı gari. Galın salıcağılan. Allah'a emanet.

Leyla KENTER(Iraz)/Leyla, Leyla, Yine Leyla..
Annee. Ihhh ıh...:(

 
EMİNİM BİNLERCE SAHNE VARDIR AMA EN EN EN ETKİLEYEN HANGİSİ SİZCE?

Neşe KARABÖCEK../İpekböceği Eda..
Fatma..

Yıldız KENTER(Fatma)/Ben..
Vakit erişti. Hakkını helal et.
Neşe KARABÖCEK..
Helal olsun. Asıl sen hakkını helal et. Ödenmez hakkını.

Yıldız KENTER(Fatma)
Iraz'ı bul. De ki, son nefesinde seni andı de. 
İzzet GÜNAY'a hitaben devamla..
Sen dutuver gızımın elinden. Gızım yerlerde sürünmesin. (İşte son nefesinde bile analık bu..)

Neşe KARABÖCEK../İpekböceği Eda..
Bırakma bizi..

Yıldız KENTER(Fatma)/Ben
Yoruldum gayrı....

Neşe KARABÖCEK../İpekböceği Eda..ve İzzet Günay birlikte..
Ihhıhhı...:((

Kızının kendinden utandığını bilen bir ananın hayattan hazin ayrılığı..
Anneler ve Kızları.


AKLINIZDA EN ÇOK YER EDEN ADETA BAŞUCU CÜMLENİZ OLAN REPLİK HANGİSİ?.

Leyla KENTER(Iraz)/Ah Leyla, ah..
Ana!!. Anacımmm. Anacım, anacım, bilemedim seni. Bilemedim. Anacım. Anacım.. Ana, Aydın amca senin hakkın varmış; bilemedim, eller bildi ben bilemedim. 

Fani Dünya...
Ve mezarlık. Ve cemaat. Ve rüzgar. Ve sallanan selvi ağaçları. Ve masmavi gökyüzü. Ve bembeyaz bulutlar. Ve sonsuz uyku. Son'da ölüm var..Ayrılmak var..


VE SON OLARAK FİLMLERLE ADETA BÜTÜNLEŞMİŞ O GÜZELİM FİLM MÜZİKLERİNDEN FAVORİLERİNİZ HANGİLERİ?.

Bir aşk şarkısı.
You'r my everything. 
Şu sahneyi izlerken dinlemek..




Bir vefa ve veda şarkısı..
Selvi Boylum Al Yazmalım.



Bir hayat şarkısı..
I know what is to be young.




Yaşanmışı özlemek...

Tik tak, tik tak, tik tak, tik tak. Bak geçip gitti hayat...


İpekböceği'm benim filmim böyle..
I know what it is to be young..
Ben; genç olmanın ne demek olduğunu biliyorum. Fakat sen, yaşlı olmanın ne demek olduğunu bilemezsin.
Bir gün sende aynı sözleri söylüyor olacaksın..

İpekböceği'm, filmleri izlemek çok güzel. Ama 'Hayat'ı yaşamak, çok çok daha Güzel'... 



Not: Birinci ve üçüncü şarkı genelde bir filmin özgün müziği olmaktan ziyade, bazı yerlerde fon müziği olarak sonradan adapte edilmişlerdir. Ben favorimi seçeyim derken, bunlardan vazgeçemedim...Aslında ne çok film müziği var aklımda..Bugünki kararım bunlardan yana:)


14 Mart 2012

Bu sizin sorularınız GÖNÜLDEN DAMLALAR..Bunlarda benim cevaplarım..


Bu gün ne yapmayı isterdiniz içinizden geçen lütfen :)
-Bu gün 'Yeşil Elma'nın konuğu olmak, orada pişirmek, pişirmek ve pişirmek isterdim. Lezzetli etleri, lezzetli sebzeleri. Yemek isterdim afiyetle, yedirmek isterdim sevgiyle. 
Yada; ıssız bir mevkide, kulaklarımda sessizliğin sesi, etrafımda tarlalar, tarlalarda başaklar, ben bir Alıç ağacının altında okusaydım masallar, romanlar.
Karar veremedim. İkisinide yapabilmek isterdim.
Uçmak neyi ifade ediyor öyle bir şansınız olsa nereye giderdiniz..?
-Uçmak özgürlüktür. Uçmak korkusuzluktur. Uçmak dünyanın gizini keşfetmektir. Uçabilmek gibi bir şansım olsaydı şayet; başta 'Kutsal Topraklar' olmak üzere bütün acunu turlamak, sonunda da kendi yuvama konmak isterdim.
Burcunuz ve fobileriniz :)
-Benim burcum Oğlak. Fobilerim ise zifiri karanlık, böcekler, sürüngenler (iki ayaklı sürüngenler dahil:)) ve ayrılıklar. 
En sevdiğiniz yemek,şarkı,yer,renk...
-En sevdiğim yemek kıymalı yaprak sarması, patates salatası, ızgara balık, karnıyarık, patlıcan-biber kızartma... bana bu soruyu bidaha sakın sorma.

'hala kalem tutacak bir parça gücüm kaldı,
 hala yazıp çizecek birkaç satırım kaldı,
 hala bitirmediğim bir yarım şarkım kaldı,
 ve hala beni dinleyen bir avuç dostum kaldı
ÖMRÜMÜN SONBAHARINDA'
birde Still I'm sad (hala üzgünüm). Ben müziği severim. Anılarımla kaynaşanları. Benimle yaşlananları.

En sevdiğim yer; tenha bir deniz kenarında, yapayanlız doğanın ucunda eski bir deniz feneri. Arada sırada kaçmak, saklanmak, yanlız kalmak, uzaklara bakmak, geçip gidene el sallamak, özlemeyi özlemek için.

En sevdiğim renk pek çok. İrem bağlarının yeşili, okyanusların mavisi, bulutların beyazı, sonbaharın turuncusu.. 
Neleri sevmezsiniz,hoşunuza gitmeyenler...
-Kibir sevmem. Sürekli yanlış anlayan kafasızları, aptalları, arsızları sevmem. Nankörleri sevmem. Sonradan görmeleri sevmem. Zalimleri sevmem. Kimsesizliği sevmem. Sevgisizliği sevmem.

Sevmediklerimi sevenler ve bunları doğru belleyenlerdir hoşuma gitmeyenler..
İlk ve son diye iki şansınız olsa neyin ilk neyin son olmasını isterdiniz...?
-İlk diye bir şansım olsaydı; toprağı, tohumu, günü, güneşi, doğaya ait herşeyi hayatımın yön vereni yapardım. Hayatımı bunlarla kazanırdım.
Son diye bir şansım olsaydı; Vaz geçmezdim,  vazgeçirildiklerimden..
Mutluluğun tanımı sizce nedir...Mutluluğu anlatırmısınız :)
- Bence mutluluğun bir tanımı yok. Birçok tanımı vardır. En popüler tanımım 'her şeye sahip değilken bile herşeyin varmış gibi hissediyorsan, kendini kendine sığdıramıyorsan, rüzgarla konuşabiliyorsan;
MUTLUSUN. Hemde çok mutlu' ..
Hayat ne ifade ediyor size..Kısaca hayatın tanımı :)
- Hayat; Yaradanın büyüklüğünü ifade ediyor bana. Yaradan çok büyük ve bize bahşettiği hayat sağlıklı bir nefesten ibaret.
Aşk mı sevgimi.Her ikiside diyebilirsiniz ama neden diye sorarım :)
-Aşk mı, sevgi mi hani nerde?.
Kerem nerde, Aslı nerde. Leyla nerde, Mecnun nerde. Ferhat ile Şirin nerde. Maşuk vuslat derdinde, aşk kelamın dibinde derininde. Günümüzde aşk da, sevgi de sadece sazda, sözde..
Yıllar geçse de unutamayacağınız an,anı,kişi :))
-Herşeyi belki unutabilirim, yaşanılan anları, anıları, kişiyi, kişileri. Bir tek şeyi unutamam, bir tek anı ve iki kişiyi;
ANNE olduğum anı ve evlatlarımı. Benim canım kızlarımı. Herşeyi unuturum belki,  herşeyi. Onların doğduğu günü unutamam, onları unutmam.
Artı ve eksi olan yönleriniz size göre...
-İmkanlarım dahilinde merhametliyim bu bir artı ise.
Erken öğrendim, merhametide, merhametsizliğide.
Eksi yönüm mü çoook; mesela aptal gibi çabuk kanar, çabuk inanırım, art niyeti de taa neden sonra görürüm. Hayır kelimesini çok kullanamam, yapmak istemediğim şeylere karşı duramam. Karşımdakini kırmamak adına hep kırılan olurum. Ama gönlümden düşeni de bir daha kalbime koymam.
Takıntılarınız varsa nelerdir?
-Çaresizliktir en büyük takıntım. Hani bir sorunun üstesinden gelememek var ya, sanki her şeyi halletmek zorundaymışım gibi hissetmek, işte bu beni delirten. Başka takıntılarımda vardır mesela güzü sevmek, sürekli hazan mevsimini resm etmek gibi.
Issız bir ada ve siz yanınızda olmasını istediğiniz tek şey 3 olmaz :)
-Eğer ıssız bir adada tek şey ise yanımda olabilecek; okyanusda yok olup gitmeyi tercih ederim. Çünkü benim vazgeçemeyeceğim üç şeyim var, kızım, kızım, eşim... Ben onlarsız zaten hiçim, zaten ıssız biriyim..
Mistik güçleriniz olsa ve tek bir şeyi yapabilseniz ne isterdiniz?
-Yeniden DOĞMAK isterdim. Süt kokan, tertemiz, günahsız, hatasız, yokluktan ve yoksunluktan uzak, bebek olmak, yeniden doğmak.
VE HAYATA MUTLU İZLER BIRAKMAK...

Bu sizin miminiz, sizin sorularınız Gönülden Damlalar,
VuslaT'ın cevapları bu kadar...