özlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Nisan 2014

SESSİZLİKTEN YORULDUM ve KISACIK BİR AN İÇİN DÖNDÜM..Musmutluyum.





Biliyorum suçluyum!.

Sade ve Derin'in tanıtım yazısı için bıraktığınız yorumları cevaplamaya giderken, aklıma gelen 'Anka' hikayesini yazayım daha sonra o cevaplara geçerim dedim, olmadı!. Suçluyum.

Siz; 7 iklime ulaşmaya çalışan kuşun hihayesini okurken ben kâh ders çalışırım, kâh uğrar sizleri okurum iki satır karalayamasam da dedim, dediklerimi gerçekleştiremedim:(. Suçluyum.

Ara sıra uğradım, ne yazdığınıza baktım lakin ne yorum bıraktım ne de en ufak bir iz. Suçluyum..

Bazen kendimi kendime sığdıramıyorum. Bazen de küçücük ben kendimdeki koca boşluğu dolduramıyor, içimde bir yerlerde kayboluyorum. Bazı zamanlarda ise kendime bile uğrayamıyorum.

Neler oldu bu bir buçuk ay da?.

Karlar yağmadı, yollar kapanmadı. Ama benim kelimelerim yol iz bulamadı, sevdiklerine kavuşamadı.

Ne yaptım bu sürede?. 

Ülkemi seyrettim. Kâh üzülerek, kâh sevinerek.. Kendime ait fikirleri korudum, başkalarının fikirleri şiddet ve celâl içermiyor ise saygı duydum..

Hasta yeğenimin küçük kız kardeşi de aynı hastalık ile tanıştı, üzüldüm..

Anam, canım anam, cefakâr anam da hastalandı, yine üzüldüm..

Çoook misafirler ağırladım, çoğu yabancı.. Ülkemin güzel mutfağından her birine bin bir tat sundum, azıcık yoruldum..


Bazen böyle sofralar.. (Masadakiler: turşulu patates kavurması, ızgara köfte-mantar,-soğan, kornişon turşu, galeta ununa bulanarak kızartılmış kabak rulosu, yoğurtlu köz kapya ve patlıcan, muhtelif kızartma ve yoğurt, deniz börülcesi salatası, kıvırcık salata, sebzeli lazanya, kremalı ve üstü çukulata kaplı cevizli ekler baklava, kestane şekeri.
Yine karışık bir menü..:) 

Bazen tepsiye hazırlayıp yurt dışına yollamalar:))
Kadayıflı cevizli baklava yufkasından şirin rulolar..
Cüzdanımın ağzında aft çıktı, boş midesi, bağırsakları sızım sızım sızladı, guruldadı :))

Geçen yaz evi taşımıştım, bu kez de iş yerinde taşındık. 50 yıllık binadan yeni ama sevimsiz dev bir binaya, koliler, paketler, tonlarca kağıt, evrak vs. götürdük, yerleştik yerleştirdik..

Ne çay ocağımızın, ne lavabonun ne de mesai arkadaşlarımızın odalarının yolunu bulabildik; devasa binada:(. Her zaman ki gibi yeni eskiyi, gelen gideni arattı. Sizin anlayacağınız di'li zamanlar mış'lı zamanlarımıza el salladı..

Ders çalışamadım. Başımı bile kaşıyamadım çoğu zaman:(.

Aklım sizde..

.....'m ne paylaşmış, ......'m ne pişirmiş, .....'m ne dikmiş, ......'m nereye gitmiş, .....'m ne düşünmüş, ......'m kimin fikrini beğenmemiş, .....'m kimi alkışlamış.

.....'m ne yazmış, hangi hikayeyi peşine takmış..

Ya da kimler özlediğim kadar özlemiş:))

Daha pek çok şey oldu bu bir buçuk ay da..Ufak tefek ama beni doldurdu, durdurdu!.

İki dost ve kardeş blog kaçmış gitmiş benden:( Üzüldüm. Kim bilir fikirleri benimkinden farklıydı. Ben dünyanın tüm renklerini severim lakin en çok sevdiklerim hangisi belli etmemeye çalışırım belkide kaçaklar sadece siyahı, eflatunu, pembeyi seviyordur örneği gibi:). Olsun, ziyanı yok, gelen de, giden de yerinde sağ olsun..

Bir buçuk yıl sonra mezun olacağım. Kocaman kocaman makamlara talip olacağım.. Sonra; artık yeter deyip emekli memur olarak bu fani dünyadaki meşguliyetlerimin yönünü değiştireceğim..

O zamana kadar, şu diplomama bir ivme kazandırana kadar, hadi hedefi kısaltayım yaz tatiline kadar beni mazur görür müsünüz?..

Mesela arada kaçırdığım şeyler var ise ki mutlaka olacaktır, o zaman okumamı mazur karşılayacak mısınız?.

Gerçi; sessizlikten yoruldukça ben buradayım diye bağırırım.

Ben buradayım, beni unutmayım, öldüm, gittim, blogumu kapattım, sizi unuttum sanmayın!.

E'miiiiii?..

Ölene kadar dost'uz demi?..