08 Eylül 2015

SEN KALBİMDE UYU ŞEHİDİM, SEN DE SAHİLDE YAVRUM.. :'(






Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
  Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.


SEN SAHİLDE UYU YAVRUM

Seni nasıl taşımamış
Akdeniz’in suyu yavrum
Daha güneş de doğmamış
Sen sahilde uyu yavrum

Uyu ki dünya uyansın
Yaptıklarından utansın
Alan’ım haline yansın
Vicdanlar kör kuyu yavrum

Mazlumun yurdunu yakmak
Evini barkını yıkmak
Bebeği cansız bırakmak
Zalimlerin huyu yavrum

Sen gittin dünyalar durdu
Deniz köpürdü kudurdu
İnsanlık sahile vurdu
Şaşkın kamuoyu yavrum

Yürek dayanmaz bu derde
Bu dava kalsın bu yerde
N’olursun açma mahşerde
Böyle bir konuyu yavrum

Bil ki sen gittin gideli
Hiçbir şey vermez teselli
Bunu yaşamayan belli
Bilmez bu duyguyu yavrum

Deni dünya tepe taklak
Bak sana ağlıyor bu halk
Haydi nazlanma artık kalk
Bırak bu uykuyu yavrum

Eylül 2015 / Abdulhakim KOÇİN (Kobani’li Alan Kürdi için)


Şair Arkadaşım, Kardeşim Doç.Dr.Abdülhakim KOÇİN'in kaleminden.. 

O; bir şehit yakını, bu nedenle 'hainleri' yazacak kelimelerde kasılıp kalıyor. 

İçimdeki hüsranı, hiç olmazsa Küçük Alan için dile getireyim. Belki ilerde yüreğimin yangınlarını dizelerim de aktarabilirim, şimdilik sadece dualarımda aziz şehitlerimiz dedi bana..

Bu sayfayı kapatmadığıma göre, son zamanlarda gözlerimizden akan yaşlara, yüreğimizden yükselen acıya sus diyemedim. İnsanlık öldü. Yanı başımız yangın yeri. Bize memleketimize de sıçratmaya çalışıyorlar. Başaramayacaklar!.   

Yazacak çok şey var, isyan edecek daha daha çok şey. Bir zamanlar, pırıl pırıl aydın gençlerimize su götürdük, yiyecek götürdük, eylemlerine destek olduk diyenler; asıl etten, kandan, candan mutena bu fidanlar soldurulurken neden sustular ki. Oyunlar, oyun kurucular fark edilmiyor mu ki?.. Anlayamıyorum..

Cennet Mekan, deden buyurmuştu ki;
Her kuş kendi cinsi ile uçar.
Kartallar kartallarla, Kargalar kargalarla diye.
Kartallar bir başı tutmuş, Kargalar bir başı.
Hepsinin derdi bir başka.
Kimisi aş'ının peşinde, haram helal demeden,
Kimisi istikbal derdinde.
Allah'ın bu işte rızası var mı, yok mu diye düşünmeden.
Onların bir hesapları, tuzakları varsa
Allah'ın da bir hesabı var.
Şüphesiz ki Allah; tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Rabbim! şefaatini üzerimizde daim kılsın.. Amin. İbnü-l Arabi


Hesaplar, tuzaklar bir bir bozulacak. Gizli kalmış niyetler, hıyanetler bir bir ortaya çıkacak..

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.




Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!

          Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
          Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.



Bin yılların iman dolu geçmişi,
Arş'a yükseltecek geleceğimizi..

Son söz: 

Unutacak mıyız aslanları: HAYIR
Unutulacak mı kahramanlıkları: HAYIR
Acımız diner mi: HAYIR
Bu aziz millet bir olur, birlik olur yener mi hayin'i: EVET, EVET, EVET..





02 Mart 2015

HOŞ GELDİN BAHAR LÂ LÂ LÂ..





https://www.flickr.com/photos/driptaroy/


Böyle mucizelere bakmayı seviyorum..
Merhaba Hayat!.

Bu yapraksız, bu dikenli, bu çorak gibi görünen dalların üstünden fışkırarak, hayata merhaba diyen mucizeyi çok ama çok seviyorum. 

Can verenden, can bulan can..
Aldığımız her nefese çok şükür.. Onun canlı kalacağı kısa ama renkli bahar günlerine de..

Merhaba hayat, merhaba dostlar. Güzel olan her şeye, güzel kalan her şeye, tüm güzelliklere merhaba..

Sonbahar geçti, kış geçti. Bahar tüm ihtişamı ile yine geldi.

Yine, yeniden hoş geldin bahar..


https://www.flickr.com/photos/driptaroy/

Mevsimler gelip geçse de, biz hep mutlu kalsak. Biz hep huzuru bulsak. Huzurun gözüne kum kaçmasa. Attığımız adımlar, aldığımız kararlar, yaptığımız, yapacağımız işler hayra karşı gelse. Uğurlama duaları, karşılama selamlarına karışsa. 


https://www.flickr.com/photos/driptaroy/


Kelebekler uçsa. Arılar vızıldasa. Her gün bahar olsa. Şimdi açacak güller hiç solmasa. Kalpler kırılmasa, kırılanlar sevgiyle onarılsa. Ümitsiz günümüz olmasa, geceler gecenin hayrına karışsa, gündüzler günün şavkını yarınlarına taşısa.. Kimse darılmasa, kimse kırılmasa, kimse ayrılmasa. Yediden yetmişe herkes mutlu yaşasa..

Bahar geçecek, yaz gelecek, yaz geçecek sonbahar merhaba diyecek. Kış çetin gelmese. Ocaklar sönmese. Gönüller üzülmese..

Bahar çiçekleri, yaz gülleri, sonbahar sümbülleri, vaktinden önce solmasa. Erkenden ayaza çalmasa..

Gözlerde ki yaş, sadece mutluluk için aksa. Çığlıklar neşe ile çınlasa. 
Dünya rengarenk olsa, neşe çığlıkları çın çın çınlasa..


Dünyanın sesi huzurla haykırsa.
Adalet, barış, insanlık, kardeşlik, aydınlık, refah, kalkınma, inanç; tekrar buluşuncaya kadar, sizi, bizi, hepimizi, hak eden herkesi sarsa, sarmalasa..

Tüm insanlık bu duamızı paylaşsa.. 
Bu güzelim dünya, yeni var olmuş gibi tertemiz olsa..


https://www.flickr.com/photos/driptaroy/
     


Baharı karşılayanlar..



Baharın zirvesinde görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın..




31 Aralık 2014

SAĞLIK, MUTLULUK VE BEREKET YIĞILSIN YOLLARIMIZA, YUVALARIMIZA..



Ah benim güzel yavru ceylanım.


Yağ kar yağ!, lapa lapa yağ. Bereket getir dünyama. Temizle kirleri, kötülükleri..


İşte yine bir yıl bitti.
Bazen güldük, bazen üzüldük.
Ve sonuna geldik..

Şimdi umuda kapı açma zamanı. Geçmişi arkada bırakıp, geleceği karşılama zamanı.

Herkes kendi inancına, kendi yaşam tarzına uygun karşılar yeni yılı. Kendince umutlar besler, kendince hayallerinin peşinden gider.

Başkasına ait kötülük ve başkalarının şerrini isteyen bir kalp olmadıkça, Yüce Allah'ım hepimizin dualarını, hayallerini, isteklerini kabul etsin inşallah. Kötü kalplerin duaları duyulmasın, yerini bulmasın.

Dünya güzel olsun. Yaşanılası bir çevrede, yaşanılası bir ortamda, iyiye dair ne varsa yolumuza çıksın. Baktığımız her yerde mucizevi bir güzellik ile karşılaşalım..

Karlar yağsın kışlarımıza.
Çiçekler açsın ilkbaharımızda.
Güneş ısıtsın kalplerimizi yaz sıcağında,
Vakti gelince kavuşsun son yaprak, güz rüzgarlarına..

Hayat hep; kocaman, kocaman mutluluklar, yeniden, yeniden heyecanlar ile sarıp sarmalasın hepinizi.. Yeni yılınız kutlu, sağlık ve huzurunuz daim olsun..



Hep çok sevmişimdir Kar ve Kardan Adamları..Kardan da olsa aile görüntüsünü..
Sıcak bir yuvayı..


20 Aralık 2014

3 YAŞIMI BİTİRDİM. ZOR BÜYÜDÜĞÜMÜN FARKINDAYIM..





2011 yılından bu yana çok zaman geçti. Tam 3 yıl bitti. Neler neler yaşandı. Neler neler paylaşıldı.

Omzumu uzattığımda, teslimiyetinizi, sıcaklığınızı esirgemediniz. Güvendiniz bana.. Sağ olun, var olun.

Bir omuza ihtiyaç duyduğumda da desteğinizi esirgemediniz. İhmallerimi göz ardı ettiniz. Sevginizi paylaştınız. İlginiz ile sarıp sarmaladınız. 

Derin, depderindeki izlerimi takip ettiniz. Güz ruhuma tatlı bir ferahlık serptiniz. Bazı bazı paylaştıklarıma da olsun, razıyız dediniz.

Sizi seviyorum. Hepinizi, her birinizi..

Bu gün blog yaş günüm.. Nette birçok arkadaşımızın yapıp paylaşmış olduğu 'Yanardağ Pastası'ndan yaptım. Misafirlerime ikram ettim, az birazda kendim yedim. 

Ayşe'm den (Bir Kase Lezzet) telefon ile pandispanyasını yapmayı öğrendim. O'nun, Nilgün'cüğümün ve daha bir çok becerikli arkadaşımın ellerine su dökemem biliyorum da nacizane benimki de güzel olmuş dediler. Ben diyenlerin yalancısıyım :)

Can arkadaşlarım, beni mazur görün. Hemen hemen her gün hızlıca bloglarınızı okuyorum aslında. Yorum bırakmadan jet gibi okuyup kaçtığım için gelişimi anlamıyor olabilirsiniz. Lakin kalbim, gözlerim, sevgim sizinle. 

Ahu'cuğumun, Ayşe'ciğimin ve Emel'imin telefonları var: Onlar ile bazen konuşabiliyorum. Diğer dostlarımı az biraz ihmal ettiğim için üzgünüm :( 

Cep Aynam ne harika dekorasyonlar paylaşıyor, Sevda'm hangi ürünleri tanıtıyor. Füsun'cum nelerden bahsetmiş, Asuman'ım, Nilgün'üm, Macide'm, Zeyno'm, Meleğim ve diğer tüm güzellerim neler pişirmiş biliyorum. Sevgi'm düşmüş yollara, Havva'm üşümüş. Isıt beni diyor sımsıcak çorbasına. Paris sokakları karlıymış, Toronto'da da ağaçları kar kaplamış. Aslı'm, Erguvan Zeynebim ben gibi kaçaklar, Pembe esintim'in hanesinde ınga sesi çın çın çınlar.. Recep Bey, Hüseyin Bey, İlhan Bey ve daha ismini bu kez atladığım dostlar arkadaşlar. Hepinize sessizce uğruyorum. Biliyorum sessizce uğramak; uğramak gibi olmuyor. Üzgünüm. Saatler hızlı koşuyor, ben onu yakalayamıyorum:( 

Mesela; Mee'mi (Deptone) 1 Kasımdan bu yana okumadım. Bir tek onu biriktirdim. Çünkü ona sözüm var, blog dünyasından temelli ayrılmadıkça onun tüm yazılarını (bazen geç, bazen vaktinde, bazende çoook çok geç okusam bile) kırıntısız bırakmayacağım. Kâh ekmek kırıntısı, kâh çakıl taşı (aramızda şifre :))

Geçmiş ve gelecekte atlayabileceğim tüm özel günlerinizi kutluyorum. Yüce Yaradan'ım dan hepinize sağlık, afiyet, hayırlı bol kazanç ve mutluluk temenni ediyorum. 

Gönlünüzden geçen, önünüze serilsin. İşleriniz rast gitsin.

Veda yok aramızda. Ara sıra da olsa Vuslat var.

Güneş ısıtsın ruhunuzu.
Ay gülümsesin gecelerinize. 
Mevsimler gelip geçse de, özlem içinizi titretse de, elbet buluşuruz sevgilerin en güzelinde. 


Musmutlu Yeni yıl dileklerimle..
Bu arada benimkinden daha şık, ama beni çok etkileyen ve benzetmeye çalıştığım sunumu için Yıldız Mutfağı'na teşekkür ederim. Verdiği ilham için.


Not: Çoğu arkadaşımın ismini zikredemediysem de, kalbim zaten onların kalbiyle..

16 Ekim 2014

GÜZ RUHU'M, BENİM ADIM..




O eski günlerim.
İşte bildiğiniz o dünlerim..
Yani geçmişte kalan günlerim.

Elveda, elveda size..

Bavulum doldu, taştı. Geçmiş nefeslerim bu günlere karıştı. Hain kurt dinledi, kuzularımı bezdirdi.

Tarana tarana lilin gufayi, evimize, köyümüze cici cici ya na tafya, ya na tafya..

Parolayı biliyorsunuz. Elini, kolunu una bulayanlar değil, parolaya ruh katanlar için kapılarım açık..

Ben halâ benim de, benden içerdekilere nazar eden dışarda..

Gidiyordum neredeyse..
Sade bir ses, Derin bir ses : 'Dur gitme. Ara ver biraz.. İşlerini bitir, dinlen, sadece ziyaretlerini yap ara sıra, bir süre misafir kabul etme.. Unutsun hain kurt seni.. Sonra anlat yine masalımızı emi.' dedi..

Gitmiyorum. 
Yağmurlarım dindi. 
Ruhum güz rüzgarları ile serinledi..