12 Kasım 2013

İŞTE O DÜNLER, GEÇMİŞTE KALAN GÜNLER.. -47



Birçok insan vardı, şimdi yoklar.. -47








Bir öğrenim yılı bitti.
Birçok heves içimde kaldı. Karnem güzeldi. Babam çok sevindi. Akıllı kızım benim diye diye, dolu dolu bir yaz yaşattı bana..

Yaz günlerinin sıcağı ile koyun koyuna, öğle uykularına yatmak zor geliyordu.. Ama babam daha önceleri de anlattığım gibi öğlene kadar pullarını satıyor, öğleden sonra evde oluyor, öğle yemeği, hesap kitap bitince de geçiyoruz şekerleme saatine.

Akşam üzeri güneşin feri kaçmasa bile biraz ferahlayınca çocuk sesleri sokakları dolduruyordu. Babam haydi sende çık sokağa derdi. Bazen de haydi şöyle deniz kenarına inelim der sahilde gezdirir, dondurma yedirir, hatta annem ve ablam duymadan sinemaya götürürdü.  

Annem ise, bir sokak, iki mahalle nasıl denk gelirse beni konu komşu, eş-dost-ahbaplara gönderirdi:

*.... teyze müsaitseniz, bir işiniz yok ise annem size oturmaya gelecekmiş dedirtmeye.

Annem gezmeyi severdi, gittiği yerlerden 'Nakış' veya 'Hatim İndirme' sipariş alırdı. Hediyesi mukabilinde. Yakın komşularımız bir tarafa, birkaç sokak ötede veya başka semtlerde oturanlar en çok gitmeyi sevdiklerindendi. 


Arap Fırını Caddesi

Çeşmealtı sokağının Kestelli Çarşısına çıkışı.

Bazen de farklı semtlere, akraba ve tanıdıklara daha uzun ziyaretler yapılırdı. Eğer uzak semtlere ziyaretlere gidilecek ise o gün kahvaltı ve ev toplama işleri hızlıca halledilip öğle saatlerinde çıkılırdı yola. Tabii bu durumda şekerleme uykusu o gün kalkardı rafa..

Kimlere, kimlere gidilmezdi ki?. Şimdi geriye dönüp baktığımda keşke her gittiğimiz aileyi, evi, orada yaşayan tüm bireyleri isim isim, semt semt hatırlasaydım diyorum..

Neden bu kadar geçmişimi seviyorum, hatıralarıma bağlandıkça bağlanıyorum?. Bilmiyorum. Lakin hatırlamayı seviyorum..



Bahar Erdeniz.
Rahmetli Dr.Aysun ona çok çok benzerdi..
Fahrettin Alpay Meydanında troleybüsten indiğimizde gittiğimiz ( bu ahbap veya akrabamızın, iki kızı vardı Nükhet ve Dr.Aysun eğer isimlerini yanlış hatırlayıp karıştırmıyorsam. Türk Sinemasının yıldızlarından Bahar Erdeniz'i seyrederken onu görmüş gibi olurdum hep. Yeni evliydi, 8-10 aylık bir kızı vardı ve ikinci evlenme yıl dönümü kutlaması için eşiyle İzmir Fuar'ında göl kenarında yemek yerken nefes borusuna kaçan minnacık bir peynir parçası yüzünden göçtü gitti bu fani dünyadan) ahbaplar, Buca'da saatçi Fevzi bey ve karısı Fikriye hanımların evi, Karabağlar'da Mukaddess ablaların evi, Hasan abi ve Hatice ablaların evi, yine Karabağlar'da mezarlığı geçer geçmez annemin akrabası (bu hanımın eşi ayakkabı imalatçısı idi ve bir oğlu görme özürlü..Ayakkabı imalatında deriyi yapıştırmak için kullanılan madde adamcağızın akciğer kanseri denen bir hastalığa yakalanmasına neden oldu. Yeni bir hastalıkmış ve tedavisi yokmuş. Genç yaşta vefat etti. Kadıncağız âma oğlu ve diğer yetişme çağındaki çocukları ile kala kaldı..Âma olan oğlu körler okulunda tanıştığı bir kız ile evlendi. İki özürlü genç, onların yeni doğan çocukları ve birçok sorumluluk .... teyzenin omuzları üstünde. İşte şükretmek için bir neden daha) bir hanım, Balçova'da çukulatacılar, Göztepe'ye varmadan Güzelyalı'da .... isminde yalıda oturan (denize sıfır bu malikaneye 'Yalı' denirmiş. Çünkü denizin kenarında minicik bir güneşlenme plajları birde küçük bir kayıkları var) bir aile, Varyant'ta bir yaşlı teyze ve erkek torunu, Kadifekale'de .... hanımların evi, Hatay Üçyol'da yeğeni Aysun abla ve Nihat abilerin evi(Çillidağ'lar ailesi), Bayraklı'da Hediye teyzemler, Kahramanlar'da Fikriye teyze ve Karşıyaka Alaybey'de Zekiye teyze (ablam boşanınca ikisi ile de uzun süre görüşmedik), yine Karşıyaka'da annemin ahretliği Şadiye hanım teyze, Gülseren abla... liste böyle uzar gider..


Güzelyalı-Göztepe sahil yolu yalıları

Varyant


Varyant'tan bir başka görünüş.

Bunlar İzmir'de yaşayan hatırlamaya çalıştıklarım. Bir de Manisa'da, İstanbul'da ve babamın memleketinde ki akrabaları ile çok geniş bir çevreye dair isimleri hatırlamam elbette mümkün değil.

Dolu dolu bir yaz tatiliydi. İzmir'in sıcak bunaltıcı anlarını başka il veya civar ilçelerin serinliği ile bertaraf ettik. Birçok akrabamızı ziyaret ettik. Birçok hasrete son verdik.

Mesela Saadet anama, Kamil babama gittik. Kardeşlerimi artık kardeş olarak ziyaret ettim. İlk gittiğim zamanı tekrar hatırladım da; o zamanlar bana herkes 'ah guzum' derken ve bulunduğum ortam ile organik bağımı gizleyip acıma ile şefkat gösterirken şimdi yanımda rahat konuşmanın verdiği ferahlama ile ismimi söylediler. Hoş geldin dediler..

Koyunları kuzuları sevdim. At'a eşeğe bindim. Toz yuttum. Çamur oldum. Tezek topladım.

Bol bol ana kokladım..


                

10 Kasım 2013

ÖLÜM O'NU YAKALADIĞINI SANDI, HALBUKİ MİLLETİ O'NU KALBİNE SAKLADI..




Çok söze gerek yok, durum ortada zaten..

Bu milletin O'na ve tüm silah arkadaşlarına, tüm vatan evlatlarına minnet borcu var.

10 Kasım 1938 onun sadece fiziken aramızdan ayrılışı.. 

O; manen zaten kalpler de yaşıyor, yaşayacak.

İstiklâl mücadelemizin önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu 'Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının üzerinden 75 yıl geçti.

Huzur içinde uyu Ata'm..
Bu Vatan, bu millet sevgisini, bağlılığını; her karış toprakta, her çarpan yürekte ilel ebet yaşatacaktır.


  














08 Kasım 2013

DENİZİN GÖRÜMCESİ, AY PARDON DENİZİN BÖRÜLCESİ :))








Denizin börülcesi; tuzlu, ekşi ama çoook lezzetli..

Deniz kıyısına yakın yerlerde yetişen bu bitkinin haşlanarak yapılan harika bir salatası vardır. İdrar söktürmeye ve guatr hastalığına iyi geldiği bilinen Deniz Börülcesi ayrıca vücuda kuvvet verir..

Sofraların başlangıç yiyeceklerinden biri olup benim gibi iki üç katkı malzemesi ile cazibesini daha da arttırabilirsiniz..


  
Yapımı oldukça basit. Bol suda yıka. Sonra yaklaşık 10 dakika haşla. Sapından tutup aşağı doğru sıyır, kılçıklarından ayıkla. 

3-4 diş sarımsak, yarım limon suyu, 3-4 kaşık zeytin yağı, çok az tuz, karabiber, 1 tahta kaşığı galeta unu haline getirilmiş kızarmış ekmek kabuğu, 1 avuç iri kıyılmış ceviz. Hepsini karıştır. Deniz börülcesinin üzerine dök. Karıştır.

Aaa unuttum; bir de kocamanından:



Çatallar netten..
Ne şirinler değil mi?..
  

Çatallll...

Çünkü yemeye doyamayacaksınız..
Afiyet, şifa olsun..



Rejimde olup, kızarmış ekmek kırıntısı istemeyenlere..






Deniz börülcesi pişmemişler netten..

01 Kasım 2013

ARKADAŞLAR İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY SEMPATİ...


Kalbini, önce ailesine, sonra sevmeyi bilenlere gönderirken:))






Nadir Kuş..

Nadir Kuş bu şarkıyı benim için söylemiş sanki. 

Biliyorum; Ben Olmalıydım-5 konu başlıklı yazımda da kullanmıştım bu klibi. Ama dinlemekten çoook keyif aldığım bir parça. Çocukluk yıllarımdan beri çok severim, o yumuşacık 'dünyada herkese yetecek kadar sevgi yok, ihtiyacımız olan şey sempati' diyen sesi..


Şimdi, bu gece yatağına çıktığında, 
ve kapını sürgüleyip kilitlediğinde,
dışarı da, soğukta ve karanlıkta olanları düşün.
çünkü bu dünyada herkese yetecek kadar sevgi yok..
 
Arkadaşlar; ihtiyacımız olan şey sempati.
çünkü herkese yetecek kadar sevgi yok..
 
Şimdi, dünyanın yarısı öbür yarısından nefret ediyor.
ve yarısı bütün yiyeceğe sahip.
ve yarısı öylece yatıp sessizce açlıktan ölüyor.
çünkü bu dünyada herkese yetecek kadar sevgi yok..
 
Arkadaşlar, ihtiyacımız olan şey sempati.
Çünkü herkese yetecek kadar sevgi yok..
Çeviri: netten



Şimdi siz benim hatırım için bir kez daha dinleyin. Biraz meşgulüm yine..

Ve ihtiyacımız olan tek şey sadece sempati değil; inanç, itikat, hoşgörü, anlayış, vicdan, yardımseverlik, paylaşım, sadakat, çalışkanlık, minnet, merhamet vb... şeyler olduğunu hatırdan çıkarmamak.. 

Kısaca; İnsan olduğumuzu, bu hayata sadece bir kez gelip, bir kez terk edeceğimizi bilerek; sevmek, sevmek, sevmek..

Çünkü sevgi her şey demek..

  
Netten..Teşekkürlerimi sunarım..

30 Ekim 2013

CUMHURİYET HER GÜNÜMÜZÜ BAYRAM ETTİ, HAYATIMIZI ÖZGÜRLEŞTİRİP, GÜZELLEŞTİRDİ..



TBMM-Ankara



TBMM üzerinde uçan kuşlar..


Dün, dünde kalmadı..
Düne dair ne varsa, yarınımızı da aydınlattı..

Dün; Cumhuriyetimizin 90. ilan yıl dönümü idi. Her bir Türk Vatandaşı, bu mutlu günü törenlerle, coşku ile, sevgi ve minnet duyguları ile kutladı..

Bayram dünde kalmadı..Bayram geleceğimize mihenk oldu, azim oldu.. Bu gün daha çok kutlayacağız, yarın daha çok, gelecek ay daha daha çok, gelecek yıllar çok, çok, çok..

Cumhuriyet coşkusunu asla unutmadan, katlaya katlaya bizden sonrasına aktaracağız..

Bu cefakar vatanın, bu cennet vatanın, bu kutsal vatanın bir ferdi olmaktan duyduğumuz onur ile, sevgi ile yürüyeceğiz yarınlara birlik ile, beraberce, el ele...

Cumhuriyet Bayramımız ve tüm Cumhuriyet yıllarımız, aylarımız, günlerimiz kutlu olsun..







Emaneti daha da yukarılara taşıyacağız, Ata'm rahat uyusun..